<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MemoBlog &#187; Siyaset &#8211; Politika</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetperdeci.com/category/siyaset-politika/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetperdeci.com</link>
	<description>Kişisel Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 14:39:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Yunanistan&#8217;a Yardım</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/yunanistana-yardim.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/yunanistana-yardim.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 30 Apr 2010 23:23:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Et İthali]]></category>
		<category><![CDATA[Poliyanna]]></category>
		<category><![CDATA[Seçim]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yardım]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgo Papandreou]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=775</guid>
		<description><![CDATA[Yunanistan’ın durumu ülke olarak bizden daha mı kötü acaba? Benim bildiğim Yunanistan’da kişi başına düşen gelir bizim ülkemizdekinden kat kat yüksek. Dün televizyonda izledim. Yunanistan başbakanı Yorgo Papandreou bir programda halka sesleniyor. Başbakanın kurduğu cümle aynen şu: “Ülke olarak sıkıntıdayız”. Bu cümleyi duyduktan sonra bile Yunanistan’ın bizim ülkemiz kadar sıkıntıda olduğunu düşünmüyorum. Buna rağmen bizde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yunanistan’ın durumu ülke olarak bizden daha mı kötü acaba? Benim bildiğim Yunanistan’da kişi başına düşen gelir bizim ülkemizdekinden kat kat yüksek. Dün televizyonda izledim. Yunanistan başbakanı Yorgo Papandreou bir programda halka sesleniyor. Başbakanın kurduğu cümle aynen şu: “Ülke olarak sıkıntıdayız”. Bu cümleyi duyduktan sonra bile Yunanistan’ın bizim ülkemiz kadar sıkıntıda olduğunu düşünmüyorum. Buna rağmen bizde hiçbir zaman hiçbir politikacı çıkıp da ülkemizin zor durumda olduğunu söylememiştir, söyleyememiştir. </p>
<p>Her şey Poliyannacılık oynar misali güllük gülistanlıkmış gibi halka yansıtılmaya çalışılıyor. Oysaki normal şartlarda bunun böyle olmadığını halkımız çok iyi biliyor. Hepimiz biliyoruz. Ama her ne hikmetse bu yalana karşı tepkimizi sandıkta bir türlü gösteremiyoruz.</p>
<p>Seçimlerde ne olduğu da zaten ayrı bir mesele… Ülkemizde yapılan hiçbir seçim sonucunun tam anlamıyla doğru olduğuna inanmıyorum. Bu ülkeyi yönetenlere sırf Yunanistan başbakanı Papandreou kadar olamadıkları için de güvenmiyorum.</p>
<p>Son günlerde bir de et olayı çıktı. Ülkemiz hayvan besiciliği bakımından dünyanın en önde gelen ülkelerinden. Nasıl oluyor da bu ülkede et sıkıntısı çekiliyor bunu da anlamıyorum. Bana kalırsa et ithalinin önünün açılması için oynanan bir oyundu bu. Bakalım bundan sonra et fiyatları düşecek mi yoksa ithal etmeye başladığımız et yerli et fiyatlarıyla birlikte yanımıza kar olarak mı kalacak.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/yunanistana-yardim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte TRT&#8217;nin Yeni Haber Kadrosu</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/iste-trtnin-yeni-haber-kadrosu.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/iste-trtnin-yeni-haber-kadrosu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 00:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Haber Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[İHA]]></category>
		<category><![CDATA[İhlas Haber Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal 24]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal 7]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal A]]></category>
		<category><![CDATA[Samanyolu Televizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[STV]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[İşte AKP&#8217;nin en son bombası. TRT&#8217;nin yeni kadrosunu oluşturan isimler ve geldikleri kurumlar. Hayır hayır, sadece tesadüf tabi. Yürü be AKP kim tutar seni?

Ahmet Böken
STV Haber Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet Torun
STV Haber Müdürü
Cumali Çaygeç
STV Haber Editörü
Cavit Atasever
STV Haber Editörü
Mehmet Çığı
STV Haber Programları Editörü
Meryem Özkurt
STV’de Ahmet Böken’in Programının yönetmeni
Rahmi Şener
STV
Sedat Dalda
STV
Hasan Basri Erden
Cihan Haber Ajansı
Burhan Torunlar
Cihan Haber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşte AKP&#8217;nin en son bombası. TRT&#8217;nin yeni kadrosunu oluşturan isimler ve geldikleri kurumlar. Hayır hayır, sadece tesadüf tabi. Yürü be AKP kim tutar seni?</p>
<p><em><strong></strong></em></p>
<p>Ahmet Böken<br />
STV Haber Genel Yayın Yönetmeni</p>
<p>Ahmet Torun<br />
STV Haber Müdürü</p>
<p>Cumali Çaygeç<br />
STV Haber Editörü</p>
<p>Cavit Atasever<br />
STV Haber Editörü</p>
<p>Mehmet Çığı<br />
STV Haber Programları Editörü</p>
<p>Meryem Özkurt<br />
STV’de Ahmet Böken’in Programının yönetmeni</p>
<p>Rahmi Şener<br />
STV</p>
<p>Sedat Dalda<br />
STV</p>
<p>Hasan Basri Erden<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>Burhan Torunlar<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>Fettah Erdurur<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>H. İbrahim Özemiş<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>Servet Dağ<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>İlyas Dal<br />
Zaman Gazetesi</p>
<p>Erkan Söğütçü<br />
Zaman Gazetesi</p>
<p>Murat Kaban<br />
Zaman Gazetesi</p>
<p>Abdülkadir Beşikçi<br />
Aksiyon Dergisi</p>
<p>Ercan Baysal<br />
Kanal 7</p>
<p>Murat Nuhoğlu<br />
Kanal 7</p>
<p>Erdoğan Baycan<br />
Kanal 7</p>
<p>Yasemin D. Erden<br />
Kanal A</p>
<p>Faruk Ayaz<br />
Kanal 24</p>
<p>Anda Ayva<br />
Kanal A</p>
<p>Yalçın Salay<br />
Aksiyon Dergisi</p>
<p>Ertan Ömeroğlu<br />
Kanal 7</p>
<p>Uğur Alıcı<br />
Kanal 7    -    İHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/iste-trtnin-yeni-haber-kadrosu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>RTÜK&#039;ten Yeni Yasaklar</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/rtukten-yeni-yasaklar.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/rtukten-yeni-yasaklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 22:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Bira]]></category>
		<category><![CDATA[Clint Eastwood]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[İçki]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Kötü Çirkin]]></category>
		<category><![CDATA[Okey]]></category>
		<category><![CDATA[Rakı]]></category>
		<category><![CDATA[RTÜK]]></category>
		<category><![CDATA[Şarap]]></category>
		<category><![CDATA[Sigara]]></category>
		<category><![CDATA[Tavla]]></category>
		<category><![CDATA[Televizyon]]></category>
		<category><![CDATA[Yasak]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=617</guid>
		<description><![CDATA[Yahu anlamadığım şu: Devir herkesin, her şeye, istediği zaman kolaylıkla ulaştığı bir devir. Yani ben sigara kullanan bir adam görmek istesem her ne kadar engelli olmuş durumda olsa bile, Youtube’u açar, oradan izlerim. Sen neden televizyonlarda sigara içilmesinin görülmemesini istiyorsun? İnsanlar özenmesinler diye mi? Doğru yol bu mu?
Sen bunu insanlara eğitimle veremiyorsun, televizyonlarda mozaik yapıyorsun. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yahu anlamadığım şu: Devir herkesin, her şeye, istediği zaman kolaylıkla ulaştığı bir devir. Yani ben sigara kullanan bir adam görmek istesem her ne kadar engelli olmuş durumda olsa bile, Youtube’u açar, oradan izlerim. Sen neden televizyonlarda sigara içilmesinin görülmemesini istiyorsun? İnsanlar özenmesinler diye mi? Doğru yol bu mu?</p>
<p>Sen bunu insanlara eğitimle veremiyorsun, televizyonlarda mozaik yapıyorsun. Bir defa sen o sigarayı mozaiklediğin anda insanların daha çok ilgisini çekiyorsun. Ufak çocuklar anne babalarına onun neden öyle olduğunu soruyorlar. Bir çocuk için en cazip olan şeyler yasaklanan, gizlenen, saklanan şeylerdir. Bunun kötü bir şey olduğunu mozaikleyerek değil, okullarda verdiğiniz eğitimle, televizyonlarda yayınlayacağınız programlarla yapabilirsiniz. Ama okullarda eğitim verilmesi işinize gelmiyor. Çünkü eğitimli seçmen işinize yaramaz. Bu yüzden liselerde sınıfta kalan, okuldan atılmak üzere olan öğrencileri bir anda mezun etmediniz mi?</p>
<p>Neyse, RTÜK’ün yeni bombası ise bundan sonra televizyonlarda aynı sigaranın moziklendiği gibi kadehlerin de mozaiklenmesi. Evet, doğru duydunuz. Bundan sonra rakı, bira, şarap gibi içkilerde sansürlenecek. Tabi işin bir de sanatsal boyutu var. Sonuçta televizyon göze ve kulağa hitap eden bir alet. Sen gelip Oscar almış bir filmdeki sigara içilen bir sahneyi sansürlersen izleyen o filmden hiçbir şey anlamaz. Televizyonlarda kovboy filmleri neden azaldı zannediyorsunuz? Neden “İyi, Kötü, Çirkin” filmi hiçbir kanalda yayınlanmıyor? Çünkü filmin en kayda değer sahnelerinde Clint Eastwood’un ağzında sigara var. Sen o sahneleri sansürlersen filmin içine limon sıkmış olursun.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Okeye Dördüncü" src="http://img689.imageshack.us/img689/5700/okey.jpg" alt="Okeye Dördüncü" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Okeye Dördüncü</p></div>
<p>Bunun yanında, artık televizyonlarda okey, tavla gibi oyunların oynandığı sahneleri de göremeyeceğiz. Bunlar da ne yazık ki halkımız özenmesin diye sansürlenecek. Yakında bu oyunların en çok oynandığı kıraathanelerin de televizyonlarda görünmesi yasaklanır. Zaten sigara yasağıyla gariban kıraathanelere bir balta vurulmuştu şimdi de bu şekilde&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/rtukten-yeni-yasaklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ülke Yönetimi</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/ulke-yonetimi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/ulke-yonetimi.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Nov 2009 22:01:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Abu Dabi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[Bahreyn]]></category>
		<category><![CDATA[Başbakan]]></category>
		<category><![CDATA[Başkan]]></category>
		<category><![CDATA[Bürokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhurbaşkanı]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrasi]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[İsanya]]></category>
		<category><![CDATA[İsveç]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Katar]]></category>
		<category><![CDATA[Kral]]></category>
		<category><![CDATA[Kraliçe]]></category>
		<category><![CDATA[Krallık]]></category>
		<category><![CDATA[Memur]]></category>
		<category><![CDATA[Muhalefet]]></category>
		<category><![CDATA[Norveç]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Padişah]]></category>
		<category><![CDATA[Parlamento]]></category>
		<category><![CDATA[Suudi Arabistan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=598</guid>
		<description><![CDATA[Şimdi doğruya doğru… Ülkemiz başıboş. Baştakiler kendi dertlerine düşmüşler, kendi ideolojilerini halka empoze etmekten başka hiçbir şeyle uğraşmıyorlar. Bürokrasi almış başını gitmiş. On dakikalık bir iş için beş saat kuyrukta bekliyorsanız bu işte bir gariplik var demektir. Üstelik bu durumu ortadan kaldırmak için yapılan hiçbir çalışma yok. Memur zihniyeti denilen bir olay vardır. Önünde son [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Şimdi doğruya doğru… Ülkemiz başıboş. Baştakiler kendi dertlerine düşmüşler, kendi ideolojilerini halka empoze etmekten başka hiçbir şeyle uğraşmıyorlar. Bürokrasi almış başını gitmiş. On dakikalık bir iş için beş saat kuyrukta bekliyorsanız bu işte bir gariplik var demektir. Üstelik bu durumu ortadan kaldırmak için yapılan hiçbir çalışma yok. Memur zihniyeti denilen bir olay vardır. Önünde son model bilgisayar duran memurumuz döner ve arkasındaki F klavye daktilo ile işini halletmeye çalışır. Neden? Çünkü bizim memurumuz yenilikçi değildir.</p>
<p>Kendi kendime bir düşündüm. Neden Avrupa ülkelerinde ve Amerika’da yaşayanların bizden kat kat iyi hayat standartlarına sahip olduklarını. Şu sonuca ulaştım: Bürokrasi yok, işler tıkır tıkır işliyor. Bürokratlar birbirlerini yemiyor, kendi düşüncelerini halka empoze etmeye çalışmaktan çok onlara hizmet etmeye çalışıyorlar. Peki neden Suudi Arabistan, Bahreyn, Katar, Abu Dabi gibi Arap ülkelerinde yaşayanların yaşam standartları bizden daha iyi? Aslında hepsinin ortak bir noktası var.</p>
<p>Çoğu Avrupa ülkesi zamanında krallıkla yönetilmiş ve İngiltere, İspanya, Norveç, İsveç gibi hala başlarında kral ya da kraliçeler olan ülkeler var. Bir ülkenin en tepesinde kralının ve kraliçesinin olması bir bakıma o ülkenin bir sahibinin olması anlamına geliyor. Her ne kadar bir parlamentoları olsa bile hayati kararlar yine ülkenin sahibi olan kralın onayından geçiyor. Düşünün, kapının önünde duran arabanıza bir zarar gelmesini ister misiniz? Tabi ki hayır. Onu mümkün olan en güvenli yere park edersiniz. Bir şey olmasın diye özen gösterirsiniz. İşte yukarıda bahsettiğim ülkenin sahibi olan kral da kendi ülkesinin başına bir şey gelmemesi için çabalar. Yani asıl düşüncesi budur. Ülke kendi malıdır sonuçta.</p>
<p>Şimdi sorarım size, Osmanlı İmparatorluğu nasıl oldu da 800 yıla yakın bir süre varlığını sürdürdü? Ben söyleyeyim, padişah imparatorluğun sahibiydi. Kafasındaki tek düşünce kendisinden sonra tahta gelecek kişiye ülkeyi mümkün olan en iyi şekilde teslim etmekti. Hiçbirisinin “günümü gün edeyim bana ne ülkenin gidişatından” şeklide bir düşüncesi olduğunu zannetmiyorum. Sahibi olduğunuz ufak bir bakkal dükkanı için aklınızdaki ilk düşünce yüksek kazanç sağlayıp dükkanı bir markete dönüştürmek olacaktır. Neden? Çünkü daha yüksek bir yaşam standardına ulaşacaksınızdır. İşte ülkenin bir sahibi olmalı sözüyle bunu demek istiyorum.</p>
<p>Bir başka konu da Cumhuriyetin ilanından sonraki ilk 15 yıl boyunca ülkemizin nasıl hızlı bir büyüme içinde olduğu konusu. O yıllarda da bir bakıma Atatürk bu ülkenin sahibiydi. Aramızda bu düşünceye karşı çıkacak bir kişi olacağını zannetmiyorum. Ülke ile ilgili tüm hayati kararları bir Cumhurbaşkanı ve bir kurucu olarak kendisi verirdi. Etrafındakiler arasında ona muhalefet edebilecek çok insan yoktu. Çünkü sonuçta Atatürk bu ülkenin kurucusuydu. Lakin Atatürk’ün ölümünden sonra başlayan ve günümüze kadar artarak gelen siyasi görüş ayrılıkları, başa gelenlerin ülkenin durumunu hiçe sayarak kendi ceplerini doldurmaya çalışmaları ne yazık ki ülkemizi bugünkü durumuna getirdi. Benim şahsen bu ülkenin siyasetçilerine zerre kadar güvenim kalmadı. Bu ülkede siyaset, ülkemizin refahını yükseltmek için değil, siyasetçilerin kendi refahlarını yükseltmeleri için yapılıyor. Başımızda bir kral, padişah, kraliçe olsaydı siyasetçilerimiz istedikleri gibi at koşturabilirler miydi? Anayasamızı, kanunlarımızı yapboz tahtası haline getirebilirler miydi? Kendi çıkarlarına uygun bir şekilde değiştirebilirler miydi? HAYIR.</p>
<p>Şimdi diyeceksiniz ki; “Amerika’nın bir kralı ya da kraliçesi yok. Onlar nasıl bu kadar refah içindeler?” Öncelikle şunu söyleyeyim ki Amerika’nın ve bizim ülke yönetimimiz “temelde” aynı. Farklı olan ve en önemli nokta olarak nitelendirebileceğimiz şey; Amerika’nın ülke yönetiminin sabitliği. Kim başkan seçilirse seçilsin, ülke yönetimine kendi kişisel ideolojilerini karıştırmayacağına dair yemin ediyor. Bu bakımdan da karşımızda yaklaşık 200 küsür yıldır aynı şekilde yönetilen bir Amerika var. Belki bu örnek daha anlaşılır olacak: Bizim ülkemizde yeni seçilen başbakan kendi siyasi ideolojisiyle aynı görüşte olan kişileri ülke yönetimine sokuyor. Onları önemli mevkilerde görevlendiriyor. Bakanlık vs. gibi. Ama Amerika’da başkan Obama böyle bir davranışta bulunmayacağına dair yemin ediyor ve gerçekten de bulunmuyor. Eğer öyle olsaydı şu ana kadar Amerika’da önemli mevkilerde siyahi insanlar olmaz mıydı? İşte demokratik bir devletin nasıl yönetilmesi gerektiği ile ilgili açık bir örnek bu. Obama bizimki gibi kendi ideolojisi için değil, gerçekten ülkesi için hizmet veriyor.</p>
<p>Bu yazıyı yazmamdaki amaç, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu zamanına geri dönüp başında bir padişah veya kral olmasıni istediğimden değil. Anlatmak istediğim, ülkenin yönetimindeki bürokratların bu ülkeyi kendi mallarıymış gibi sahiplenerek bir şeyler yapmalarını görmek istediğimdir. Görebilir miyim, bilemiyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/ulke-yonetimi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nedir Bu Taraf Gazetesi?</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/nedir-bu-taraf-gazetesi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/nedir-bu-taraf-gazetesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Jul 2009 23:33:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Altan]]></category>
		<category><![CDATA[Aktütün]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Genelkurmay]]></category>
		<category><![CDATA[Kandil Dağı]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Irak]]></category>
		<category><![CDATA[Ordu]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[Silahlı Kuvvetler]]></category>
		<category><![CDATA[Taraf Gazetesi]]></category>
		<category><![CDATA[Terör]]></category>
		<category><![CDATA[Yasemin Çongar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=389</guid>
		<description><![CDATA[Yayına girdiği tarihten itibaren meydana getirdiği spekülasyon ve provakatif yazılar ile gündeme oturan bir gazete Taraf gazetesi&#8230; Bu gazeteyi çirkin kılan yön ise bir basın-yayın kuruluşu olmaktan ziyade bir psikolojik savaş kurumu gibi davranması. Yaptığı uydurma ve kışkırtıcı haberler ile Türk Milleti&#8217;ni devletine ve ordusuna karşı işkillendirmeye çalışması. Taraf gazetesi Ahmet Altan ve Amerika&#8217;dan ithal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: left;">Yayına girdiği tarihten itibaren meydana getirdiği spekülasyon ve provakatif yazılar ile gündeme oturan bir gazete Taraf gazetesi&#8230; Bu gazeteyi çirkin kılan yön ise bir basın-yayın kuruluşu olmaktan ziyade bir psikolojik savaş kurumu gibi davranması. Yaptığı uydurma ve kışkırtıcı haberler ile Türk Milleti&#8217;ni devletine ve ordusuna karşı işkillendirmeye çalışması. Taraf gazetesi Ahmet Altan ve Amerika&#8217;dan ithal Yasemin Çongar isimleri öncülüğünde kuruldu. İkinci Cumhuriyetçi yapısı ile bilinen Ahmet Altan ile Amerika&#8217;da yaşayıp bu gazete için Türkiye&#8217;ye gelen Amerikan Devlet görevlisi eşi Yasemin Çongar birleşince ortaya ilginç bir tablo çıktı. Bu ikili Kandil dağına çıkıp teröristler ile resim çektirmeyi ve röportaj yapmayı gazetecilik övüncü ile ilişkilendirebilen kişilerdir.</div>
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 373px"><img title="Ahmet Altan Teröristlerle" src="http://img199.imageshack.us/img199/7572/taraf01.jpg" alt="Ahmet Altan Teröristlerle" width="363" height="311" /><p class="wp-caption-text">Ahmet Altan Teröristlerle</p></div>
</div>
<p>Taraf gazetesinin kuruluş amacı gazetecilik mesleğini icra etmekten ziyade bir psikolojik savaş ve istihbarat kurumu gibi davranıp insanlarımızı özellikle Türk Silahlı Kuvvetleri&#8217;ne karşı kışkırtmak, bu eylem ile gözbebeğimiz ordumuzu yıpratmayı amaçlamak ve dolayısıyla onların arka planındaki dış güçlere hizmet etmektir. Bu sebeple halkımıza &#8221;askere gitmeyin&#8221; çağrısı yapabilecek kadar ileriye gidebilmişlerdir. Onların amacı açıkça toplum içine nifak sokmaktır.</p>
<p>Bardağı taşıran son ve büyük icraatları ise yüreğimizi yakan Aktütün saldırısını Kandil dağı ve Kuzey Irak çevresindeki terörist kamplarından çekilmiş görüntüler ve uydurma haberler ile süsleyerek açıkça ordumuzun üzerine yıkmaktır. Böylece saldırıdan Genelkurmay sorumluymuş gibi bir ortam oluşturulacak halkımızın en güvendiği kurum olan Türk Silahlı Kuvvetleri büyük imaj kaybına uğrayacaktı. Ancak amaçlarına ulaşamadılar. Haberlerinin uydurma görüntülerin ise Aktütün&#8217;den olmadığı Genelkurmay tarafından açıklandı.</p>
<p>Taraf gazetesinin bir diğer gerçekleştirmeye çalıştığı olgu ise pkk eylemlerini başarılı olmuş gibi insanlarımıza göstererek terörle mücadeleye balta vurmaktır. Bunu terör örgütünün yaptığı eylemlerde son derece başarılıymış gibi gösterip ordumuzu ve devletimizi zan altında bırakarak asıl eylemi gerçekleştiren hainleri suçlamayarak yapmaktadır.</p>
<p>Özetlersek; Taraf gazetesi bir medya kuruluşu olmaktan ziyade dış güçler tarafından beslenip ordumuzu ve devletimizi yıpratmak, milletimizin gözündeki imajını sarsmak için kurulmuş bir psikolojik harekât aracıdır. Bu gazetenin yalanlarına ve yanıltma haberlerine inanmamak ülkemizde yaşayan her bireyin bilmesi gereken bir konudur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/nedir-bu-taraf-gazetesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ABD&#039;den Şok Rapor &#8211; Shock Report From USA</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/abdden-sok-rapor-shock-report-from-usa.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/abdden-sok-rapor-shock-report-from-usa.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Jun 2009 17:47:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Armenian Genocide]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz Saray]]></category>
		<category><![CDATA[Bruce Fein]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Ottoman Empire]]></category>
		<category><![CDATA[Ronald Reagan]]></category>
		<category><![CDATA[USA]]></category>
		<category><![CDATA[White House]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=330</guid>
		<description><![CDATA[- Bu gün yine ilginç bir mail aldım. Mailin konusu eski ABD başkanı Ronald Reagan'ın hukuk danışmanı Bruce Fein'in sözde Ermeni soykırımı hakkında yaptığı açıklamalardı.
- I received an interesting e-mail today again. Subject was the some explanations of law adviser Bruce Fein of former U.S. President Reagan about the Armenian Genocide .]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 260px"><img class=" " title="Bruce Fein" src="http://img243.imageshack.us/img243/1194/feinbuyuk.jpg" alt="Bruce Fein" width="250" height="250" /><p class="wp-caption-text">Bruce Fein</p></div>
<p>Bu gün yine ilginç bir mail aldım. Mailin konusu eski ABD başkanı Ronald Reagan&#8217;ın hukuk danışmanı Bruce Fein&#8217;in sözde Ermeni soykırımı hakkında yaptığı açıklamalardı. Fein, Beyaz Saray&#8217;ın 1981 yılında konuyla ilgili ciddi bir araştırma yaptığını ve Ermenilerin 2 milyon Osmanlı&#8217;yı katlettiğini belgelerle ortaya çıkardıklarını söyledi. Ermenilerin kendi arşivlerini kasıtlı olarak açmadıklarını, çünkü bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemediklerini de ekledi. İşte sözde Ermeni soykırımı ile ilgili Fein&#8217;in açıklamaları :</p>
<p>“Osmanlı İmparatorluğu’nun azınlıklara karşı “müthiş” sayılabilecek bir özen gösterdiği gerçeğini unutmamak gerekir. Azınlıklar, kendi dini özgürlüklerini ve hayatlarını son derece rahat bir şekilde sürdürdü. Ermeni terör çeteleri I. Dünya Savaşı sırasında Fransa ve Rusya ile birlikte Osmanlıları öldürdü. Bu rakamın 2 milyon civarında olduğu bir gerçek. Ermeni kayıplarının ise 500 bin civarında olduğu araştırmalarla kanıtlandı. Burada asıl önemli konu, Ermenilerin ihanetidir. Osmanlı da kendisini savundu. Özellikle ABD’de yaşayan Ermeniler, soykırım yalanı ile büyük getirim sağlıyor. ABD yönetimi de büyük paralar döndüğü için Ermenileri karşısına almak istemiyor. Ermeniler ısrarla kendi arşivlerini açmıyor. Çünkü yıllardır soykırım yalanı ile dönen getirimi kaybetmek istemiyorlar. Arşivler açıldığı anda gerçek ortaya çıkacak.”</p>
<p style="text-align: center;"><strong>&#8212;&#8212; ENGLISH &#8212;&#8212;</strong></p>
<p>I received an interesting e-mail today again. Subject was the some explanations of law adviser Bruce Fein of former U.S. President Reagan about the Armenian Genocide . Fein said, &#8220;White house made a serious research about this subject in 1981. And we found that Armenians were massacred 2 million Ottoman people, we have the documents about that. Armenians don&#8217;t open their archives because they don&#8217;t want to emergence of these facts.&#8221; Here&#8217;s the Fein&#8217;s description about the alleged Armenian genocide:</p>
<p>&#8220;We must not forget to care of Ottoman Empire against minorities. Minorities continued their lives in extremely comfortable situation. Armenian terrorist gangs killed the Ottomans with France and Russia during the World War I. This was around 2 million people. Armenian losses was around 500 thousand. Important issue here, actually, is the betrayal of the Armenians. Ottomans were defending their own. There&#8217;s the big benefit of Armenians living in USA about that subject. And of course large amount of money returned to the U.S. administration from the Armenians in USA and USA don&#8217;t want to be against to these Armenians. Armenians didn&#8217;t open their archives. Because they don&#8217;t want to lose returning with the return of genocide lie for years. The truth comes out from the archives.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/abdden-sok-rapor-shock-report-from-usa.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Heybeliada Ruhban Okulu</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/heybeliada-ruhban-okulu.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/heybeliada-ruhban-okulu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 27 May 2009 23:17:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Heybeli Ada]]></category>
		<category><![CDATA[Milli Eğitim Bakanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Ruhban Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Tevhid-i Tedrisat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=241</guid>
		<description><![CDATA[Heybeli Ada’daki Ruhban Okulu neden açılmaz biliyor musunuz? Eğer “Türkiye Cumhuriyeti izin vermiyor da ondan açılmıyor” diye cevap verdiyseniz, yanıldınız. Ruhban Okulu’nu açmayan, Ruhban Okulu’nun kendisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde Tevhid-i Tedrisat Kanunu vardır. Yani &#8220;Eğitimin Birliği&#8221;. Tevhid-i Tedrisat kanunundan evvel, ülkemizde tekke ve zaviyeler vardı. İsteyen kafasına göre din okulu açardı. İsteyen kafasına göre şeriat okulu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 210px"><img title="Heybeliada Ruhban Okulu" src="http://img38.imageshack.us/img38/8707/ruhban.jpg" alt="Heybeliada Ruhban Okulu" width="200" height="150" /><p class="wp-caption-text">Heybeliada Ruhban Okulu</p></div>
<p>Heybeli Ada’daki Ruhban Okulu neden açılmaz biliyor musunuz? Eğer “Türkiye Cumhuriyeti izin vermiyor da ondan açılmıyor” diye cevap verdiyseniz, yanıldınız. Ruhban Okulu’nu açmayan, Ruhban Okulu’nun kendisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde Tevhid-i Tedrisat Kanunu vardır. Yani &#8220;Eğitimin Birliği&#8221;. Tevhid-i Tedrisat kanunundan evvel, ülkemizde tekke ve zaviyeler vardı. İsteyen kafasına göre din okulu açardı. İsteyen kafasına göre şeriat okulu açardı. İsteyen kafasına göre bölücülük okulu açardı. İsteyen kafasına göre düşmanlık okulu açardı. İsteyen kafasına göre terör okulu açardı.</p>
<p>Tevhid-i Tedrisat kanunu, her isteyenin kafasına göre değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin denetiminde ve onun gösterdiği ülküde okul açılmasını düzenledi. Verilecek dersler, derslerin içerikleri, dersleri kimlerin verebileceği, Laik Cumhuriyetimizin denetimine ve gözetimine verildi. Eğitim Bakanlığımızın isminin başına da, “Milli” kelimesi eklenerek Milli Eğitim Bakanlığı oluşturuldu. Artık okullarımız, “Milli Eğitime” hizmet edecekti. Kendi din ve dünya görüşüne göre her isteyenin okul açması, bu kanunla ve yeni düzenlemelerle engellendi.</p>
<p>İşte tam bu noktada, zurna zırt dedi. Kapatılan Ruhban Okulu, “Benim açılmama izin verin” demeye başladı. Daha doğrusu, kafalarında bin bir hin düşünceyle gezen dış odaklar, “Ruhban Okulu’nun açılmasına izin verin” diye kafamızda dümbelek çalmaya başladılar. Türkiye Cumhuriyeti dedi ki, “Arkadaş, bizim ülkemizde Eğitimin Birliği kanunu var, öyle kendi kafanıza göre din okulu açamazsınız. Gelin bir Üniversite’nin bünyesine girin, okulda okutacağınız dersler, derslerin içeriği, öğretmenlerin kimler olacağı, devletimiz tarafından denetlensin, ondan sonra buyurun açın” dedi.</p>
<p>İşlerine gelmedi. “Biz bağımsız açılmak istiyoruz” dediler. Türkiye Cumhuriyeti de, annelerinin güzel olup olmadığını sorguladı bu durumda tabii.</p>
<p>- Açılmamıza izin verin.<br />
- Buyurun açılın kardeşim, yasalarımız buna müsait. Bir üniversite bünyesinde yasalara uygun bir yapılanmayla açılın.<br />
- Yok, biz kafamıza göre eğitim veririz, Türkiye Cumhuriyetini okulumuza karıştırmayız.<br />
- Oldu, gözlerimiz doldu.</p>
<p>Şimdi anladınız mı Heybeli Ada’daki Ruhban Okulu niye açılmazmış?</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/heybeliada-ruhban-okulu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşin Suyunu Çıkarmak</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/isin-suyunu-cikarmak.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/isin-suyunu-cikarmak.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Apr 2009 19:13:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyetçi]]></category>
		<category><![CDATA[Derince]]></category>
		<category><![CDATA[Din Kültürü]]></category>
		<category><![CDATA[İl Milli Eğitim Müdürlüğü]]></category>
		<category><![CDATA[Kocaeli]]></category>
		<category><![CDATA[Laik]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Reis İlköğretim Okulu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=170</guid>
		<description><![CDATA[Dün ilkokul öğretmenimi belki internetten bulabilirim düşüncesiyle Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine girdim. Tabi bunu yapmadan önce ilk olarak Google’da arattım fakat bir sonuca ulaşamadım. Neyse öğretmenimin benim okuduğum Derince Turgut Reis İlköğretim Okulu’ndan sonra Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalıştığını daha önce ilkokul arkadaşlarımdan öğrenmiştim zaten.
Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün ilkokul öğretmenimi belki internetten bulabilirim düşüncesiyle Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine girdim. Tabi bunu yapmadan önce ilk olarak Google’da arattım fakat bir sonuca ulaşamadım. Neyse öğretmenimin benim okuduğum Derince Turgut Reis İlköğretim Okulu’ndan sonra Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalıştığını daha önce ilkokul arkadaşlarımdan öğrenmiştim zaten.</p>
<p>Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine girdim ve oradan da üşenmeden tek tek bağlı bulunan ilçe milli eğitim müdürlüklerinin internet sitelerine bakmaya başladım. İlk başlarda sadece fotoğraflardan tanımaya çalıştım ama tanıyamama olasılığını düşünerek çalışanların ayrıntılı bilgilerini de okumaya başladım. Üç dört öğretmenin özgeçmişini okudum ve o anda gerçekten büyük bir dehşete düştüm. O noktadan sonra zaten kendi öğretmenimi aramayı falan unutmuşum. Herkesin tek tek özgeçmişlerini okumaya başladım. Hepsi bir tek ortak noktada buluşuyordu. Bu adamlar ya İlahiyat fakültesi mezunuydular ya da öğretmenliklerinin uzun yıllarını İmam Hatip Liselerinde öğretmen olarak geçirmişlerdi. Tabi ki sonra da böyle il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde yüksek görevlere atanmışlardı.</p>
<p>O noktadan sonra bu öğretmenlerin fotoğraflarına daha da dikkatli bakmaya başladım ve bıyıklarını fark ettim. Evet, çoğunda bana çok itici gelen ince bıyık vardı. İnsanları dış görünüşlerinden dolayı yargılamayı sevmem. Ama bu dış görünüş hiç hoşlanmadığım siyasi bir düşüncenin sembolü olmuşsa ve bu öğretmenlerin çoğunluğu bu şekildeyse, bu noktada söylenecek her söz mübahtır. Çünkü din öyle ya da böyle bir şekilde devletin kurumlarına girmiş daha da kötüsü marifetmiş gibi insanların gözüne gözüne sokulmuştur bu bıyıklarla.</p>
<p>İl milli eğitimi ve ilçe milli eğitim müdürlüklerini geçtim. Bu seferde okullarda durum nedir bunu merak ederek çeşitli okulların internet sitelerine girerek öğretmen ve yönetici kadrolarındakilerin özgeçmişlerini okumaya başladım. Bu kadrolaşmanın en alt tabakası olarak görebileceğimiz okullarda durumun o kadar da kötü olamayacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Okul müdürlerinin ve yardımcılarının büyük çoğunluğu ne yazık ki ya Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri ya da yine yukarıda da yazdığım şekilde uzun yıllar İmam Hatip Liselerinde öğretmenlik yapmış kişilerden oluşuyor. Benim kızdığım nokta da aslında din öğretmenlerinin yönetici yapılması değil. Kızdığım nokta başka branş öğretmenlerini adeta hiçe sayarak ezici, alay eder gibi ve göstere göstere bu işin yapılması. Yap ama fark ettirmeden yap. Yap ama suyunu çıkarmadan yap.</p>
<p>O zamanlar, okuduğum lisedeki din öğretmenimin de yıllar sonra mezun olduğum ilkokula müdür olarak atanması da işin boyutunu anlamak için güzel bir örnekti aslında. Bütün bu olup bitenleri gördükten sonra da zaten ilkokul öğretmenimin bulunduğu görevde çok da fazla kalamayacağından emin oldum. Çünkü benim öğretmenim yobaz değil Cumhuriyetçi ve Laik bir ilkokul öğretmeniydi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/isin-suyunu-cikarmak.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nazar Etme Ne Olur&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/nazar-etme-ne-olur.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/nazar-etme-ne-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 16:01:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Taha Aksoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[Bugün mailime güzel ve bir o kadar da anlamlı bir resim ve bir yazı yollanmış. Seçimlerden sonra AKP&#8217;ye olan göndermelerin arasında benim gördüğüm en iyi iki tanesiydi bunlar. Tabi &#8220;keşke politika ve siyaset hep göndermelerden ibaret olsa&#8221; demekten alamıyor insan kendini. Ama ne yazık ki bunu bu hale getirenler de siyasetçilerin kendileri. Onların seviyesiz üslupları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 320px"><img title="Avucunuzu Yaladığınızın Resmidir" src="http://img6.imageshack.us/img6/6296/izmir.jpg" alt="Avucunuzu Yaladığınızın Resmidir" width="310" height="234" /><p class="wp-caption-text">Avucunuzu Yaladığınızın Resmidir</p></div>
<p>Bugün mailime güzel ve bir o kadar da anlamlı bir resim ve bir yazı yollanmış. Seçimlerden sonra AKP&#8217;ye olan göndermelerin arasında benim gördüğüm en iyi iki tanesiydi bunlar. Tabi &#8220;keşke politika ve siyaset hep göndermelerden ibaret olsa&#8221; demekten alamıyor insan kendini. Ama ne yazık ki bunu bu hale getirenler de siyasetçilerin kendileri. Onların seviyesiz üslupları onları destekleyenlerin içinde bir kine dönüşüyor. Farkındalar mı yoksa değiller mi bilemem ama ortamı yatıştırmak yerine hep geriyorlar ve bu yarattıkları gerginlik üzerinden kazanç sağlıyorlar. Aynı ortamı germe taktiğini Davos&#8217;ta da uygulamadı mı bu zihniyet?</p>
<p>Sanırım bu 29 Mart seçimlerinde birileri bazı dersler çıkarmaları gerektiğini anlamışlardır. Bazı şeyleri dini istismar ederek elde edebilirsiniz. Ama bu da bir yere kadar. Halkın içinde bulunduğu zorluğu, dini kullanarak görmelerini engelleyemezsiniz. Çünkü insanlar gerçekten aç. Sizin halka verdiğiniz mesaj &#8220;dua edin bir gün olur&#8221; demekten başka birşey değil. O zaman siz ne iş yapıyorsunuz? Sizin bu devletin başında olarak yapmanız gerekenler neler? Sadece oy peşinde olduğunuz belli. Bu ülkenin refahı için yaptığınız, yapacağınız zerre kadar şey yok. Yaptığınız herşey kendi refahınız, sülalenizin refahı, cemaatinizin refahı için. Neyse çok sert yazdım. Asıl anlatmak istediğim bana gelen maillerdi, oraya yeniden döneyim.</p>
<p>Resimde de gördüğünüz gibi AKP yine bu seçimlerde İzmir&#8217;in Cumhuriyetine ne kadar bağlı bir şehir olduğunu bir kez daha anlamıştır. Ama bundan daha da önemlisi İzmir halkının birliğini anlamış olmaları. Siz İzmir&#8217;in ilçelerini ne kadar bölerseniz bölün, ne kadar çarparsanız çarpın sonuç yine sizin için hüsranla bitecektir. Gavur İzmir lafı çıktı bir defa ağızdan, bunun geri dönüşü var mı? Al sana gavur İzmir&#8230; AKP açısından da üzüldüğüm noktalar var tabi. Mesela bundan sonraki seçimlerde AKP İzmir için bir aday göstermesin. Çünkü bu aday mütemadiyen yine Taha Aksoy olacaktır ve mütemadiyen yine Aksoy seçilemeyecektir. O bakımdan ne AKP Aksoy&#8217;a, ne de Aksoy kendisine daha fazla zarar vermesin. Eğer bundan sonra İzmir için başka bir aday göstereceklerse de bu adayın da aday olmadan önce iyice düşünmesi en iyisi olacaktır. İzmirde 30 ilçenin 29&#8242;u CHP, 1 tanesi de DP. İnsan &#8220;nazar etme ne olur, düşün senin de olur&#8221; demekten kendini alamıyor. Ama nerde o düşünce?</p>
<p>Bana gelen ikinci mail ise fosforun insan zekasında ne kadar önemli bir rol oynadığı üzerineydi. Balık yiyen insanlar zeka ve konuları muhakeme edebilme açısından diğer insanlara göre daha öndeler. Yine bunu seçim sonuçlarına bakarak rahatça anlayabiliyoruz. Baksanıza ülkenin tüm kıyı şeridi CHP&#8217;nin. Balık yiyin balık. En azından seçimden bir gün önce ve ondan sonra oyunuzu kullanın. Sizin de ülkenize ve kendinize böylelikle bir yararınız dokunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/nazar-etme-ne-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
