Evim Evim Güzel Evim
02 Nisan 2009
Gökkuşağı İle Yanyanayız
Üzerinden yaklaşık iki buçuk aylık bir süre geçti. Artık biz de yavaş yavaş Karşıyakalı olduk sayılır. Böyle bir evi gerçekten çok aradık. Bir buçuk ay boyunca her Allahın günü koca İzmir’i ev aramak için dolaştık resmen. Hem de yağmur çamur soğuk demeden. Üçkuyularından Çiğlisine kadar. Ama yine de sanırım bundan daha iyi bir ev bulamazdık.
Alsancak gibi merkezi bir yerden sonra böyle bir yere gelmek, içimde bir yalnızlık hissi uyandırdı. Alsancakta her türlü sürprize açıktınız. Yani hiç beklemediğiniz bir anda arkadaşınız, dostunuz çat kapı gelebiliyordu. Ya da “geçerken uğradık” diyebiliyorlardı. Ama burada böyle bir şey yok. Sonra ben fazla yol gitmeye alışmamışım. Arkadaşlarımla çoğunlukla Alsancakta takıldığımız için daha çok onlar gelirlerdi hep. Ama şimdi çoğunlukla değil, hep ben gidiyorum. Her şeye rağmen yeni evimiz gerçekten güzel bir yerde. Alsancaktan alıştığım o sessizlik ve sakinlik oradaki gibi olmasa da yine var. Tabi orada olmayıp da burada olan pek çok şey de var aslında. Mesela televizyonu tepe anteniyle rahatlıkla seyredebiliyorum burada. Tabi bunda sekizinci katta oturmanın da etkisi büyük. Alsancakta doğru düzgün güneşi göremiyormuşuz. Ama burada güneş sanki evin içinde doğuyor. Diğer taraftan çakan şimşekler ve çıkan gökkuşakları neredeyse evimizle aynı hizadalar.

Dışarıdan Evimiz
Abartmıyorum, buraya taşındığımız ilk iki üç hafta hiç uyuyamadım. Bu ne sıcaktır? Evin içi cayır cayır yanıyor. Odamdaki kaloriferi kapattım bana mısın demedi. Bir de kalorifer borularının zeminin altından geldiğini söylersem siz düşünün artık sıcağı. İlk önce yorganı attım üzerimden. Baktım yine sıcak. Üstümü başımı çıkardım öyle yattım, sanki yazmış gibi. Yine olmuyor. Hep sıcak hep sıcak. Kaloriferi kapattım. Yine yok. En son olarak camı açıp yatma fikri aklıma geldiyse de havaların biraz ısınmaya başlaması ve kapıcımızın kaloriferlerin sıcaklık derecelerini düşürmesiyle bu son yönteme fazla gerek kalmadı. Hayır anlayamadığım bir konuda; biz sekizinci kattayız. İlk katlarda oturanlar hiç mi bu sıcaktan rahatsız olmadılar? Gerçekten garip. Ayrıca anladım ki Alsancaktaki evimizde kaloriferler hiç doğru düzgün yanmıyormuş.

http://img26.imageshack.us/img26/8356/002riz.jpg
Bir de evimizin büyüklüğü var. Eski evde mutfaktan çıkıp odama gelmem bir iki saniyemi alıyordu. Burada abartmıyorum rahatlıkla 10 saniye yol yürüyorum. Resmen yoruluyorum. Mutfakla benim odam aynı balkona açılıyor. Aslında odamın camından balkona çıksam oradan mutfağa girsem daha kısa yol giderim valla. Bir de manzaramız var. Yıllardır manzaralı bir balkonda oturmaya hasret kalmışız. Yeni Mahallede oturduğumuz ev Berlin duvarı gibi uzanan ve üzerinden metro geçen duvara bakıyordu. Alsancaktaki balkonumuz ise önümüzdeki tek katlı evin çatısına. Bol bol kedileri seyrediyorduk. Ama burada her şey farklı. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı, Üçkuyular çevreyolu, Teleferik ve Çatalkaya gördüğümüz yerlerden bazıları. Sekizinci kat dile kolay. İlk başlarda balkon demirlerine bile yaklaşamıyorduk korkudan.

Salon
Etiketler: Alsancak, Çatalkaya, Çiğli, Karşıyaka, Mustafa Kemal Sahil Bulvarı, Teleferik, Üçkuylar, Yeni Mahalle






Bitsin sınavlarımda gelelim geleim