<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MemoBlog</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetperdeci.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetperdeci.com</link>
	<description>Kişisel Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Mon, 08 Mar 2010 21:35:25 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Formula 1 2010 Sezonu Başlıyor</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/formula-1-2010-sezonu-basliyor.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/formula-1-2010-sezonu-basliyor.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Mar 2010 21:23:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Formula 1]]></category>
		<category><![CDATA[Adrian Sutil]]></category>
		<category><![CDATA[Algersuari]]></category>
		<category><![CDATA[BMW Sauber]]></category>
		<category><![CDATA[Brawn GP]]></category>
		<category><![CDATA[Bruno Senna]]></category>
		<category><![CDATA[Buemi]]></category>
		<category><![CDATA[Cosworth]]></category>
		<category><![CDATA[Fernando Alonso]]></category>
		<category><![CDATA[Ferrari]]></category>
		<category><![CDATA[Force India]]></category>
		<category><![CDATA[Giancarlo Fisichella]]></category>
		<category><![CDATA[Heikki Kovalainen]]></category>
		<category><![CDATA[HRT]]></category>
		<category><![CDATA[Jarno Trulli]]></category>
		<category><![CDATA[Jenson Button]]></category>
		<category><![CDATA[Kamui Kobayashi]]></category>
		<category><![CDATA[Karun Chandhok]]></category>
		<category><![CDATA[Lewis Hamilton]]></category>
		<category><![CDATA[Lotus]]></category>
		<category><![CDATA[Mark Webber]]></category>
		<category><![CDATA[McLaren Mercedes]]></category>
		<category><![CDATA[Mercedes GP]]></category>
		<category><![CDATA[Michael Schumacher]]></category>
		<category><![CDATA[Nick Heidfeld]]></category>
		<category><![CDATA[Nico Hulkenberg]]></category>
		<category><![CDATA[Nico Rosberg]]></category>
		<category><![CDATA[Pedro De La Rosa]]></category>
		<category><![CDATA[RedBull]]></category>
		<category><![CDATA[Renault]]></category>
		<category><![CDATA[Robert Kubica]]></category>
		<category><![CDATA[Ross Brawn]]></category>
		<category><![CDATA[Rubens Barrichello]]></category>
		<category><![CDATA[Santander]]></category>
		<category><![CDATA[Schumi]]></category>
		<category><![CDATA[Sebastian Vettel]]></category>
		<category><![CDATA[Toro Rosso]]></category>
		<category><![CDATA[Toyota]]></category>
		<category><![CDATA[Virgin Racing]]></category>
		<category><![CDATA[Vitaly Petrov]]></category>
		<category><![CDATA[Vitantonio Liuzzi]]></category>
		<category><![CDATA[Williams]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=717</guid>
		<description><![CDATA[Formula 1 2010 sezonunun başlamasına günler kala takımlar yeni sürücülerini büyük ölçüde tamamladılar. Şüphesiz yeni sezonun en büyük olayı Michael Schumacher’in dört yıl aradan sonra yeniden Formula 1’e geri dönmesi oldu. Bununla birlikte bu sezonda da yine yeni kurallara ve uygulamalara şahit olacağız. Bunların en önemlisi pit stoplarda yakıt ikmalinin kaldırılması ve araçların tam dolu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Formula 1 2010 sezonunun başlamasına günler kala takımlar yeni sürücülerini büyük ölçüde tamamladılar. Şüphesiz yeni sezonun en büyük olayı Michael Schumacher’in dört yıl aradan sonra yeniden Formula 1’e geri dönmesi oldu. Bununla birlikte bu sezonda da yine yeni kurallara ve uygulamalara şahit olacağız. Bunların en önemlisi pit stoplarda yakıt ikmalinin kaldırılması ve araçların tam dolu depoyla yarışa başlayacak olmaları. Ayrıca uzun yıllardan sonra ilk defa bu kadar kalabalık bir grid ile karşı karşıyayız. Sezon öncesi takımları kısaca bir inceledim.</p>
<p><em><strong>McLaren Mercedes </strong></em><br />
Geçen sezonun dünya şampiyonu Jenson Button’ı transfer eden McLaren, her yıl olduğu gibi bu yılda şampiyonluk için mücadele edecek. Ayrıca Mercedes’in kendi Formula 1 takımını da kurmasıyla, McLaren bir anda Mercedes’in ikinci takımı konumuna düşmüş gibi görünüyor. Dünya şampiyonu Button en az geçen sezon kadar rekabetçi olabilir. Diğer taraftan Lewis Hamilton’ın da üst sıraları zorlayacağı kesin. Ayrıca hatırladığın kadarıyla uzun yıllardan sonra ilk defa bir takımda, aynı anda iki dünya şampiyonu olmuş pilot takım arkadaşı olarak yarışacaklar.</p>
<p><em><strong>Mercedes GP</strong></em><br />
Geçen sezonun markalar şampiyonu Brawn GP isim ve pilotlarını değiştirerek bu sezon yoluna Mercedes GP olarak devam edecek. Ross Brawn, Ferrari yıllarından patronu olduğu Michael Schumacher’i takıma transfer ederek yine büyük bir iş çıkardı. Ama daha önemlisi Schumi’nin bu sezon dört yıl aradan sonra neler yapacağı. Ayrıca takım, Williams’tan genç yetenek Nico Rosberg’i Schumi’nin takım arkadaşı olarak transfer etti. Mercedes GP 2010’un iddialı takımlarından birisi olabilir.</p>
<p><em><strong>RedBull Racing</strong></em><br />
Takım yeni sezonda da Mark Webber ve Sebastian Vettel ile yoluna devam ediyor. İçimden bir ses bu sezon Redbull’un önceki sezonlara göre daha fazla şampiyonaya asılacağını söylüyor. Vettel’in dünya şampiyonu olması benim için hiç sürpriz olmaz. Bekleyip göreceğiz.</p>
<p><em><strong>Ferrari</strong></em><br />
Fernando Alonso’nun takıma katılmasıyla takımın ana sponsoru da değişti. Bundan böyle kırmızı arabaların üzerinde İspanyol bankası Santander’in reklamını göreceğiz. Son iki üç yılda Ferrari’de ciddi anlamda bir düşüş görüyorum. O eski Schumacher &#8211; Barrichello döneminden oldukça uzaklar. Geçmiş sezonlarda olduğu gibi, bu sezonda da takımın vasat bir performans sergileyeceğini düşünüyorum. </p>
<p><em><strong>Williams</strong></em><br />
Bu sezon Williams yine orta sıralar için mücadele edecek gibi. Rubens Barrichello ve genç pilot Nico Hulkenberg’in öyle çok da rekabetçi olabileceklerini sanmıyorum. Hele geçen senelere göre daha kalabalık geçecek yarışlarda işleri oldukça zor. Açıkçası uzun yıllardır Formula 1’i takip eden birisi olarak Barrichello’nun hep dünya şampiyonu olmasını istemişimdir. Geçen sezon bu şampiyonluğu çok yaklaştı ama olmadı. Bu saatten sonra da artık zor görünüyor. Bu sezon Barrichello’nun Formula 1’deki son sezonu olabilir.</p>
<p><em><strong>Renault</strong></em><br />
Üç, dört sene öncesinin dünya şampiyonu takımından artık eser yok. Benim için sıradan bir takım haline geldiler. En son olarak da karıştıkları skandal ve Alonso’nun takımdan ayrılması Renault’un 2010 yılı için işinin oldukça zor olacağını gösteriyor. Hatta bu olaylardan sonra takımın Formula 1’den çekileceği bile konuşulmaya başlanmıştı. Renault’un yeni pilotlarından Vitaly Petrov’dan bu sezon çok büyük işler beklemek hayalcilik olur. Bu bağlamda tüm yük takımın diğer yeni pilotu Kubica’ya binecek. Ayrıca Renault’un Formula 1 takımına eskisi gibi kaynak ayırdığını düşünmüyorum. Sanki takım biraz zorla ayakta duruyormuş gibi bir hal var. Mesela Petrov’un yerine Nick Heidfeld ile anlaşabilirlerdi. Ne de olsa Kubica ve Heidfeld geçen sezon BMW Sauber’den takım arkadaşıydılar. Sanırım Heidfeld’in istediği yüksek ücreti vermektense Petrov’la yarışmayı tercih ettiler.</p>
<p><em><strong>Force India</strong></em><br />
Üçüncü sezonunda Force India’nın artık daha büyük başarılara imza atmasını bekliyorum. Özellikle Adrian Sutil’den bu sezon bir birincilik görürsem hiç şaşırmam. Çünkü Formula 1’de yarışmaya başladığı 2007 sezonundan bu yana hep yükselen bir grafik çizdi. Çoğu zaman şanssızdı. Ama geçen seneki Monza yarışındaki üçüncülüğü onun neler yapabileceğini bizlere gösterdi. Diğer taraftan Fisichella’nın Ferrari’ye geçmesinden sonra 2. aracın koltuğuna oturan Vitantonio Liuzzi’nin bu yıl neler yapabileceğini şimdiden kestirmek zor. Bu yılın aracı ise geçen sezon kullanılandan çok daha iyi bir araç. Zaten geçen sezon Force India, Formula 1 takımları arasında en kısa sürede en çok ilerleme kaydeden takım olmuştu.</p>
<p><em><strong>Toro Rosso</strong></em><br />
Şimdilik tek amacı kardeş takım Red Bull için sürücü yetiştirmek olan Toro Rosso’nun bu sezonda da Buemi ve Algersuari ile pek bir şey yapabileceklerini zannetmiyorum. En büyük başarıları olan ve Vettel’in 2008 Monza’da birinci olduğu yarışın sonucu gibi bir sonuca uzun süre yaklaşamayacaklar gibi. </p>
<p><em><strong>Lotus</strong></em><br />
Tamamen kapalı bir kutu. Tek bildiğimiz şey iki usta sürücü Trulli ve Kovalainen’in bu sezon Lotusta yarışacak olmaları. Formula 1’e geri dönen ve zamanında 20000 devir çevirebilen Cosworth motorunu kullanacak olan Lotus için şu anda bir şey söylemek zor gibi.</p>
<p><em><strong>HRT</strong></em><br />
Son anda şampiyonaya dahil olan bir takım HRT. GP2 pilotlarından Hintli Karun Chandhok ve efsane yarışçı Ayrton Senna’nın yeğeni Bruno Senna bu sezon HRT adına yarışacaklar.</p>
<p><em><strong>BMW Sauber</strong></em><br />
Her ne kadar takımın adı BMW Sauber olsa da bu sezon Ferrari motoru kullanacak olmaları enteresan bir durum. Usta pilot Pedro de la Rosa ve geçen sezonun son yarışlarında Toyota’da yarışma fırsatı bulan Kamui Kobayashi bu sezon BMW Sauber adına yarışacaklar. Özellikle Kobayashi geçen sezon katıldığı yarışlarda oldukça ses getirmişti. Eğer araç da yeterince iyi olursa BMW Sauber’den başarılı yarışlar izleyebiliriz.</p>
<p><em><strong>Virgin Racing</strong></em><br />
Geçen sezon sponsor oldukları Brawn GP’nin dünya şampiyonu olmasından sonra bu işe ciddi anlamda bir yatırım yaptılar. Virgin de Lotus ve HRT gibi bu sezon Cosworth motorunu kullanacak. Şimdiden bu üç yeni takımın birbirlerine rakip olacaklarını söyleyebiliriz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/formula-1-2010-sezonu-basliyor.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>F1 Elites 2010 Sezonu</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/f1-elites-2010-sezonu.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/f1-elites-2010-sezonu.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 01 Mar 2010 19:29:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Rfactor]]></category>
		<category><![CDATA[F1 Elites]]></category>
		<category><![CDATA[Formula 1]]></category>
		<category><![CDATA[Online]]></category>
		<category><![CDATA[Racing]]></category>
		<category><![CDATA[Yarış]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=714</guid>
		<description><![CDATA[Geçen yıl yarıştığım F1 Elites yarış ligine bu sezon fazla iştirak edemeyeceğim gibi görünüyor. Bu lig Amerika merkezli olduğu için yarışlar da bizim saatimizle gece üç civarı başlıyor. Şu durumda da benim için ertesi gün tatil olmadıkça yarışlara katılmak zor gibi… Bu sebeple yeni sezon için “Full Time Driver” olarak adlandırılan bölüme değil de “Part [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen yıl yarıştığım F1 Elites yarış ligine bu sezon fazla iştirak edemeyeceğim gibi görünüyor. Bu lig Amerika merkezli olduğu için yarışlar da bizim saatimizle gece üç civarı başlıyor. Şu durumda da benim için ertesi gün tatil olmadıkça yarışlara katılmak zor gibi… Bu sebeple yeni sezon için “Full Time Driver” olarak adlandırılan bölüme değil de “Part Time Driver” olan bölüme katıldım. İkisi arasındaki fark, Full Time Driver’ın bütün yarışlara katılma garantisi verdiği için sabit bir takımının olması. Part Time Driver ise benim gibi her yarışa katılması mümkün olmayan ve katılacağı zaman da o yarışa katılamayan bir sürücü varsa onun yerine yarışacak kişi anlamına geliyor.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="F1 Elites 2010 Poster" src="http://i46.tinypic.com/2iucmqp.jpg" alt="F1 Elites 2010 Poster" width="450" height="332" /><p class="wp-caption-text">F1 Elites 2010 Poster</p></div>
<p>Bu yıl yarışlarda kullanılacak araçları (Mod) deneme fırsatım oldu. Araçlar gerçek Formula 1’de 2010 sezonunda yarışacak takımların kullanacakları araçlar. Yani gerçek sezon daha başlamadan oyun için araçları çoktan yapıldı bile. Neyse, genel anlamda araçların kullanımı kolay geldi bana. Hatta geçen sezon yarıştığımız araçlarla karşılaştırınca oldukça rahat kullanımı olması ve rekabete olanak sağlaması oldukça hoşuma gitti.</p>
<p>Bu sezon F1 Elites liginde yarışacak pilotların büyük çoğunluğu geçen sene de bu ligde yarışmış kişiler. Hatta daha önceki yıllarda yarışmış ve ara verip bu sezon tekrar dönüş yapan iki üç pilot daha var. Bu sezon yarışacak takım sayısının da fazla olmasından dolayı yaşanacak çekişmenin de heyecanlı olacağı aşikar. Bekleyip görelim.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/f1-elites-2010-sezonu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Final Fight</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/final-fight.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/final-fight.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 24 Feb 2010 22:01:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilgisayar - İnternet]]></category>
		<category><![CDATA[Capcom]]></category>
		<category><![CDATA[Cody]]></category>
		<category><![CDATA[Double Dragon]]></category>
		<category><![CDATA[Final Fight]]></category>
		<category><![CDATA[Guy]]></category>
		<category><![CDATA[Hagar]]></category>
		<category><![CDATA[Mad Gear]]></category>
		<category><![CDATA[Metro City]]></category>
		<category><![CDATA[Street Fighter]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=711</guid>
		<description><![CDATA[Bilgisayar ve Atari oyunları tarihinin en çok sevdiğim oyunlarından birisidir Final Fight. Ben de ilk olarak arkadaşımın Amiga 500 bilgisayarında oynamıştım. 1991-1992 yıllarıydı. Çok abartılı sesleri olmasına karşın konusu ve güzel grafikleriyle adından yıllarca söz ettirdi. Oyunun şanssız olduğu tek tarafı ise Street Fighter ile aynı zamanlarda piyasaya çıkmasıydı. Her ne kadar Street Fighter’ın gölgesinde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bilgisayar ve Atari oyunları tarihinin en çok sevdiğim oyunlarından birisidir Final Fight. Ben de ilk olarak arkadaşımın Amiga 500 bilgisayarında oynamıştım. 1991-1992 yıllarıydı. Çok abartılı sesleri olmasına karşın konusu ve güzel grafikleriyle adından yıllarca söz ettirdi. Oyunun şanssız olduğu tek tarafı ise Street Fighter ile aynı zamanlarda piyasaya çıkmasıydı. Her ne kadar Street Fighter’ın gölgesinde kaldıysa da Street Fighter’a göre değişik bir tarzı olması oyunun farklı bir kitlesi olmasına neden oldu. Hatta Street Fighter ve Final Fight’çılar gibi gruplar türemeye başlamıştı zamanında.</p>
<p>Oyun aslında Double Dragon tarzında yapılmış (beat ‘em up), sürekli ilerlediğimiz ve yolda karşımıza çıkan düşmanlarımızı bir güzel dövdüğümüz bir oyun. Bir dövüş oyunu olması itibariyle abartılı öğeler içeriyor. Yani abartılı ses efektleri, abartılı şekilde havada uçmalar ve abartılı şekilde dövüş teknikleri. Bu sayede oyun daha cazip hale getirilmiş ve bu, oyundan hiçbir şey eksiltmemiş.</p>
<p>Oyunun konusuna gelince: Oyunumuz Metro City adındaki bir şehirde geçiyor. Oyunun kötü karakteri Mad Gear yine oyunumuzun kahramanlarından biri olan Michael Hagar’ın kızı Jessica’yı kaçırıyor ve serbest bırakmak için çeşitli şartlar öne sürüyor. Michael Hagar normal bir iş adamı olarak işinin başında. Tabi eski bir güreş şampiyonu olduğunu da unutmayalım. Bunun üzerine kızını kurtarmak ve Mad Gear’a cezasını ödetmek için düşüyor yollara. Oyun gerçekten çok güzel ortamlarda geçiyor. Bazen hareket halindeki bir metronun içinde dövüşürken bazen de bir parkta dövüşüyoruz.. Ayrıca bölüm aralarındaki puan toplama amaçlı araba parçalama da gayet güzel yapılmış. Güzelim arabayı saniyeler içinde paramparça yapıyoruz.</p>
<p>Final Fight’ta seçebildiğimiz üç adet karakter var. Hepsi de birbirinden farklı dövüş tekniklerine sahipler. Michael Hagar, Cody ve Guy. Guy ayrıca Hagar’ın kaçırılan kızının erkek arkadaşı (ya da kocası ya da başka bir şey…). Oyunda ortam yer yer çok kalabalık olabiliyor. Mesela bazen aynı karede yedi sekiz adam aynı anda üzerinize doğru gelebiliyor. Ama çeşitli hareketlerle bir anda bütün bu düşmanlarımızı yere serebiliyoruz. Oyunda ilerlerken karşımıza çok çeşitli karakterler geliyor. Bu karakterler oyunun yapımcı firması olan CAPCOM’un yapmış olduğu ve çoğu oyunda da karşımıza çıkan karakterler. Hatta firma Michael Hagar karakterini bile daha pek çok oyunda kullanmıştı. Sanırım CAPCOM tutan ve belirli bir hayran kitlesi yaratan karakterleri birden fazla oyunda kullanarak kullanıcı kitlesini genişletmeye çalışmış.</p>
<p><object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/3_jCttxBVPs&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/3_jCttxBVPs&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/final-fight.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>ILS İniş Sistemi</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/ils-inis-sistemi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/ils-inis-sistemi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 22:01:03 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Aletli İniş Sistemi]]></category>
		<category><![CDATA[Autoland]]></category>
		<category><![CDATA[CAT I]]></category>
		<category><![CDATA[CAT II]]></category>
		<category><![CDATA[CAT III]]></category>
		<category><![CDATA[ILS]]></category>
		<category><![CDATA[Instrument Landing System]]></category>
		<category><![CDATA[Kokpit]]></category>
		<category><![CDATA[Otomatik İniş]]></category>
		<category><![CDATA[Radyo Sinyalleri]]></category>
		<category><![CDATA[Yolcu Uçağı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=709</guid>
		<description><![CDATA[Çoğumuz genel hatlarıyla ILS’in ne olduğu hakkında fikir sahibiyiz. ILS (Instrument Landing System) yani Aletli İniş Sistemi, uçağın zor hava şartlarında, hatta görüş mesafesinin sıfır olduğu yerlerde bile güvenli bir şekilde iniş yapmasını sağlayan bir sistem.
ILS, aslında sadece zor hava koşullarında değil, normal havalarda da pilotlar tarafından kullanılıyor. Bizim ülkemizde ise ne yazık ki genellikle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Çoğumuz genel hatlarıyla ILS’in ne olduğu hakkında fikir sahibiyiz. ILS (Instrument Landing System) yani Aletli İniş Sistemi, uçağın zor hava şartlarında, hatta görüş mesafesinin sıfır olduğu yerlerde bile güvenli bir şekilde iniş yapmasını sağlayan bir sistem.</p>
<p>ILS, aslında sadece zor hava koşullarında değil, normal havalarda da pilotlar tarafından kullanılıyor. Bizim ülkemizde ise ne yazık ki genellikle meydana gelen uçak kazalarından sonra hatırlara gelir. Günümüzde hemen hemen tüm yolcu uçakları ILS ile iniş gerçekleştirebiliyorlar. Ama burada önemli olan nokta uçağın değil de ineceği meydanın ILS tertibatının olup olmadığı. Maalesef ülkemizde hala ILS’in olmadığı havaalanları mevcut. </p>
<p>ILS’in aslında çok basit bir çalışma prensibi var. Uçağın ineceği pistin başından yayılan radyo sinyalleri, uçağın kontrolünü piste belli bir uzaklıktayken devralıyor. Tabi bunu yapabilmesi için pilotun, uçağın telsiz frekansına o meydanın ILS frekansını girip sistemi aktif hale getirmesi gerek. Uçak ILS kontrolüne girdiği anda pilota hem sesli olarak hem de önündeki gösterge yardımıyla bir ikaz verilir. Bu dakikadan sonra pilotun yapması gereken tek şey beklemek. Eğer anormal bir durumla karşılaşılırsa pilot istediği anda uçağın kumandasına müdahale edebiliyor. Yani sistemin devrede olması pilotun uçağı kontrolüne engel değil. </p>
<p>ILS’in yanında, bazı yolcu uçaklarında otomatik iniş sistemi de mevcut. Bu sisteme sahip uçaklarda ise sistem aktif hale getirildiğinde, uçak piste teker koyana kadar pilotun hiçbir kumanda müdahalesine gerek kalmıyor. ILS’in olup da otomatik iniş sisteminin olmadığı uçaklarda ise yumuşak bir iniş gerçekleştirmek için uçağın piste teker koyması pilot kontrolünde yapılıyor. Çünkü havayolu firmaları için ne kadar yumuşak bir iniş o kadar çok yolcu memnuniyeti demek. Bu sebeple çoğu pilot, ILS iniş sırasında piste az bir mesafe kala otomatik pilotu, dolayısıyla ILS’i devre dışı bırakıp inişlerini manuel olarak yapıyorlar.</p>
<p>ILS inişler zorluk derecelerine göre kategorilere ayrılıyorlar. Bunlar CAT1, CAT2 ve CAT3 olarak adlandırılıyorlar. CAT1, görüş mesafesinin 800 metreden az olduğu zamanlarda, CAT2, 300 metreden az olduğu zamanlarda, CAT3 ise 100 metreden az olduğu zamanlarda kullanılıyor. Bildiğim kadarıyla ülkemizde CAT3 kategorisinde hizmet verebilen bir havaalanı bulunmuyor. CAT3’ün kullanıldığı bu tarz zorlu pistler genellikle yılın büyük bölümü karlı ve sisli olan İskandinav ülkeleri, Kanada ve Rusya’da mevcut. Aşağıda ILS iniş yapan bir uçağın kokpitten çekilmiş videosunu izleyebilirsiniz. Eğer sonuna kadar izlerseniz ILS’in ne kadar önemli bir şey olduğunu daha iyi anlayacaksınız.</p>
<p><object width="425" height="344"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/M3wnl1Ut--o&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/M3wnl1Ut--o&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="425" height="344"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/ils-inis-sistemi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Duymuyorum</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/duymuyorum.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/duymuyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 21 Feb 2010 04:54:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Bestelerim]]></category>
		<category><![CDATA[Duymuyorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=706</guid>
		<description><![CDATA[Kız yaptıklarından pişman olmalıydı. Hem de öyle bir pişmanlıktı ki bu erkeğin telefonunu günde belki on defa arıyordu. Ama erkek gururluydu. Telefonunu açmamak için yemin etmişti. Hala seviyordu kızı. Ama uğradığı haksızlığı bir türlü kabullenemiyordu. Kendisini daha önce hiç bu kadar kötü hissetmemişti. Kızı unutmak için tek yaptığı saatlerce yürümekti yağmur çamur demeden. Çünkü uyuyamıyor, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kız yaptıklarından pişman olmalıydı. Hem de öyle bir pişmanlıktı ki bu erkeğin telefonunu günde belki on defa arıyordu. Ama erkek gururluydu. Telefonunu açmamak için yemin etmişti. Hala seviyordu kızı. Ama uğradığı haksızlığı bir türlü kabullenemiyordu. Kendisini daha önce hiç bu kadar kötü hissetmemişti. Kızı unutmak için tek yaptığı saatlerce yürümekti yağmur çamur demeden. Çünkü uyuyamıyor, konuşamıyor, hiçbir şeye kendini veremiyordu. </p>
<p>Telefonu çalıyordu hala. Yağmurlu bir günde, hıncını ayaklarından çıkarırcasına yürürken…</p>
<p><strong>Duymuyorum<br />
Kayıt Tarihi : Nisan 2009</strong><br />
<object width="320" height="265"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/QL1NzaqjLic&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/QL1NzaqjLic&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="265"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/duymuyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şu Günlerde&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/su-gunlerde.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/su-gunlerde.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 17 Feb 2010 19:38:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Acısı]]></category>
		<category><![CDATA[Bornova]]></category>
		<category><![CDATA[Cep Mesaj]]></category>
		<category><![CDATA[Ercan]]></category>
		<category><![CDATA[Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Telefon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=704</guid>
		<description><![CDATA[Arkadaşım Ercan’la uğraşıyorum aslında. Ercan hakkında geçen yaz aylarında uzun bir yazı yazmıştım fakat bloğun çökmesi yüzünden o yazı heba olmuştu. Hatta aynısını bir daha kolay kolay yazamayacağım için de üzülüyorum. Kısmet böyle bir yazıda Ercan’dan bahsetmekmiş. Arkadaşım ciddi bir ayrılık acısı çekiyor şu aralar. Çeşitli anlaşmazlıklar ve yanlış taktikler sonucunda kız arkadaşını kaybetmiş bulunuyor. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Arkadaşım Ercan’la uğraşıyorum aslında. Ercan hakkında geçen yaz aylarında uzun bir yazı yazmıştım fakat bloğun çökmesi yüzünden o yazı heba olmuştu. Hatta aynısını bir daha kolay kolay yazamayacağım için de üzülüyorum. Kısmet böyle bir yazıda Ercan’dan bahsetmekmiş. Arkadaşım ciddi bir ayrılık acısı çekiyor şu aralar. Çeşitli anlaşmazlıklar ve yanlış taktikler sonucunda kız arkadaşını kaybetmiş bulunuyor. Her ne kadar ben kendi açımdan baktığımda daha henüz her şeyin bitmediğini düşünsem de bizim “Negatif Ercan” her fırsatta “Abi bitti kesin aramaz artık” deyip duruyor. </p>
<p>Olayın iç yüzü çok karışık aslında. Aileler de bir tarafından olaya dahil oldular. Zaten ortalığı karıştıranlarda onlar her zaman olduğu gibi. Şu saatten sonra çık işin içinden çıkabilirsen. Ama aileleri olaya dahil etmeden önce iyice bir düşünmek gerektiğini unutmamak lazım. </p>
<p>Tipik bir aşk acısı işte yaşadığı… Eski telefon mesajlarına bakmalar, arabesk şarkılar dinlemeler vs. Bu adam daha kızı ilk gördüğünde de bana “yok abi bu hatun bana bakmaz” demişti. Yani negatifliği olayın başında da mevcuttu ama olay hiç de öyle gelişmemişti. Neyse olunca oluyor demek ki. O kadar da karamsar olmaya gerek yok. Sonra, sabahın köründen akşama kadar mesajlaşmalar falan. İyi güzel de ben bu uzun telefon mesajlaşmalarının, mesaj sayısı arttıkça boka sardığını düşünüyorum. Hele konu böyle “biz ne olucaz?”, “ilişkimiz n’olcak?” şeklinde ciddi noktalara gelirse emin olun insan “keşke tadında bıraksaydık” diye düşünüyor. Zaten bölük börçük kısa mesajlarla ciddi şeyleri anlatmaya kalktığınızda yanlış anlatma, ya da karşınızdakinin sizi yanlış anlama olasılığı oldukça yüksek.</p>
<p>Neyse bu kadar Ercan yeter. Birazda benim durumları anlatayım. Şu aralar hoşlandığım bir hatun kişi var. Öğrenci kendisi. Ercan’ın arkadaşı. Son zamanlarda evlerine de gidiyoruz. Olayı fark etmiş midir bilemiyorum. Zira ne zaman Bornova taraflarına gitsek soluğu orada alıyoruz. Güzel, hoş bir hatun. Konuşması, mimikleri, tavırları falan çok hoşuma gidiyor anlayacağınız. Neyse, son paragrafta bombayı patlattım yine desenize.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/su-gunlerde.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Morrissey</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/morrissey.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/morrissey.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 01:56:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Bölücülük]]></category>
		<category><![CDATA[English Heart]]></category>
		<category><![CDATA[Faşist]]></category>
		<category><![CDATA[Faşizm]]></category>
		<category><![CDATA[Irish Blood]]></category>
		<category><![CDATA[Irkçılık]]></category>
		<category><![CDATA[Kiss You]]></category>
		<category><![CDATA[Let Me]]></category>
		<category><![CDATA[Morrissey]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=700</guid>
		<description><![CDATA[Aslında adını uzun zaman duydum bu adamın. Ama açıkçası merak edip de bir parçasını dinlemedim. Ta ki FIFA 2004’de bir şarkısını dinleyene kadar. Bu parça “Irish Blood, English Heart” adını taşıyordu ve gerçekten çok güzel bir parçaydı. Biraz araştırınca parçanın aslında İngiliz olmanın utancını taşıyan bir adamın düşüncelerini yansıttığını öğrendim. Adam resmen İngilizlere bölücü ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında adını uzun zaman duydum bu adamın. Ama açıkçası merak edip de bir parçasını dinlemedim. Ta ki FIFA 2004’de bir şarkısını dinleyene kadar. Bu parça “Irish Blood, English Heart” adını taşıyordu ve gerçekten çok güzel bir parçaydı. Biraz araştırınca parçanın aslında İngiliz olmanın utancını taşıyan bir adamın düşüncelerini yansıttığını öğrendim. Adam resmen İngilizlere bölücü ve ırkçı deyip kendi ülkesini yerden yere vuruyordu. İşin daha da ilginç tarafı bu parçanın neden bir bilgisayar oyununda kullanıldığıydı. Bu bana biraz garip gelmişti.</p>
<p>Morrissey’in babası İrlanda annesi ise İngilizdi. Irısh Blood, English Heart ismi de buradan geliyordu. Parçada geçen sözlerin bazıları şöyle : “Hiçbir rejim beni satın alamaz”, “İngiliz olmak öldürücü olmak anlamına gelmemeli”, “İngiliz bayrağının yanında durmak utanç verici olmamalı, ırkçılık olmamalı, bölücülük olmamalı”. Neyse, herhalde biz kendi ülkemizle ilgili böyle bir şarkı yapsak bizi dokuz köyden kovarlardı. Gerçek düşünce özgürlüğü de bu olsa gerek.</p>
<p>Geçen gün de iş yerinde derinlerden bir şarkı çalıyor bilgisayarların birinden. Çok güzel bir parça. Hemen adını bir kağıda not aldım. Parçanın adı “Let Me Kiss You” idi. Eve geldim Youtube’da kısa bir araştırma sonunda parçayı buldum. Fakat parça aynı olmasına rağmen söyleyen kişi farklıydı. Benim dinlediğim versiyonunda bir kadın seslendiriyordu. Youtube’da ise parçayı Morrissey söylüyordu. Tabi ki Morrissey söyleyince bir başka oluyor. Bu iki parçayı da aşağıda bulabilirsiniz.</p>
<p><object width="320" height="265"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/57TE93n-03I&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/57TE93n-03I&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="265"></embed></object></p>
<p><object width="320" height="265"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/AWAIPQTyVdo&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0"></param><param name="allowFullScreen" value="true"></param><param name="allowscriptaccess" value="always"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/AWAIPQTyVdo&#038;hl=en_US&#038;fs=1&#038;rel=0" type="application/x-shockwave-flash" allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true" width="320" height="265"></embed></object> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/morrissey.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Işıklar</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/isiklar.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/isiklar.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Feb 2010 20:20:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Işık]]></category>
		<category><![CDATA[Sokak Lambası]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=697</guid>
		<description><![CDATA[Bugün eve gelirken dikkatimi çekti. Yahu adamlar sokak lambası diye bir şey yapmış etrafı aydınlatsın diye. Maşallah bizim sokak lambalarımızın kendilerine hayırları yok ki bizlere olsun. Adamın yaptığı lamba resmen turuncu renk… Bilirsiniz bu rengi. Bunun bilimsel bir açıklaması var mı yok mu onu bilemiyorum. Ama lamba dediğiniz şey aydınlatmalı etrafı biraz. Yirmi beş metre [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün eve gelirken dikkatimi çekti. Yahu adamlar sokak lambası diye bir şey yapmış etrafı aydınlatsın diye. Maşallah bizim sokak lambalarımızın kendilerine hayırları yok ki bizlere olsun. Adamın yaptığı lamba resmen turuncu renk… Bilirsiniz bu rengi. Bunun bilimsel bir açıklaması var mı yok mu onu bilemiyorum. Ama lamba dediğiniz şey aydınlatmalı etrafı biraz. Yirmi beş metre arayla, aydınlatma gücü koyu turuncu bir camla yarıya indirilmiş lambalardan koyacağınıza, elli metre arayla adam gibi yanan bir lamba koyun da, hiç değilse lambanın harcadığı enerjiyi yarıya düşürüp iki kat fazla aydınlık sağlansın. </p>
<p>Yakın zamanda bir yerlerde Avrupa’nın uydudan çekilmiş bir gece fotoğrafını görmüştüm. Neredeyse tüm ülkeler ışıl ışıl görünürken bizim ülke, o da İstanbul, biraz aydınlıktı. Ama diğer Avrupa şehirlerinin yanına bile yaklaşacak seviyede değildi. Bunu yukarıda anlattığım konuyla ilişkilendirmeye çalıştım. Yani Avrupa şehirlerinin gece ışıl ışıl olmalarının en büyük sebebi bu sokak lambaları gibi geliyor bana. Tabi bunun yanında büyük yapıların da etkisi vardır elbet ama o büyük yapılardan bizde de bolca mevcut artık.  </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/isiklar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İşte TRT&#8217;nin Yeni Haber Kadrosu</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/iste-trtnin-yeni-haber-kadrosu.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/iste-trtnin-yeni-haber-kadrosu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 00:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[Aksiyon Dergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Cihan Haber Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[İHA]]></category>
		<category><![CDATA[İhlas Haber Ajansı]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal 24]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal 7]]></category>
		<category><![CDATA[Kanal A]]></category>
		<category><![CDATA[Samanyolu Televizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[STV]]></category>
		<category><![CDATA[TRT]]></category>
		<category><![CDATA[Zaman Gazetesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=693</guid>
		<description><![CDATA[İşte AKP&#8217;nin en son bombası. TRT&#8217;nin yeni kadrosunu oluşturan isimler ve geldikleri kurumlar. Hayır hayır, sadece tesadüf tabi. Yürü be AKP kim tutar seni?

Ahmet Böken
STV Haber Genel Yayın Yönetmeni
Ahmet Torun
STV Haber Müdürü
Cumali Çaygeç
STV Haber Editörü
Cavit Atasever
STV Haber Editörü
Mehmet Çığı
STV Haber Programları Editörü
Meryem Özkurt
STV’de Ahmet Böken’in Programının yönetmeni
Rahmi Şener
STV
Sedat Dalda
STV
Hasan Basri Erden
Cihan Haber Ajansı
Burhan Torunlar
Cihan Haber [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İşte AKP&#8217;nin en son bombası. TRT&#8217;nin yeni kadrosunu oluşturan isimler ve geldikleri kurumlar. Hayır hayır, sadece tesadüf tabi. Yürü be AKP kim tutar seni?</p>
<p><em><strong></strong></em></p>
<p>Ahmet Böken<br />
STV Haber Genel Yayın Yönetmeni</p>
<p>Ahmet Torun<br />
STV Haber Müdürü</p>
<p>Cumali Çaygeç<br />
STV Haber Editörü</p>
<p>Cavit Atasever<br />
STV Haber Editörü</p>
<p>Mehmet Çığı<br />
STV Haber Programları Editörü</p>
<p>Meryem Özkurt<br />
STV’de Ahmet Böken’in Programının yönetmeni</p>
<p>Rahmi Şener<br />
STV</p>
<p>Sedat Dalda<br />
STV</p>
<p>Hasan Basri Erden<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>Burhan Torunlar<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>Fettah Erdurur<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>H. İbrahim Özemiş<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>Servet Dağ<br />
Cihan Haber Ajansı</p>
<p>İlyas Dal<br />
Zaman Gazetesi</p>
<p>Erkan Söğütçü<br />
Zaman Gazetesi</p>
<p>Murat Kaban<br />
Zaman Gazetesi</p>
<p>Abdülkadir Beşikçi<br />
Aksiyon Dergisi</p>
<p>Ercan Baysal<br />
Kanal 7</p>
<p>Murat Nuhoğlu<br />
Kanal 7</p>
<p>Erdoğan Baycan<br />
Kanal 7</p>
<p>Yasemin D. Erden<br />
Kanal A</p>
<p>Faruk Ayaz<br />
Kanal 24</p>
<p>Anda Ayva<br />
Kanal A</p>
<p>Yalçın Salay<br />
Aksiyon Dergisi</p>
<p>Ertan Ömeroğlu<br />
Kanal 7</p>
<p>Uğur Alıcı<br />
Kanal 7    -    İHA</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/iste-trtnin-yeni-haber-kadrosu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pop Şarkılarımız Ve Sözleri</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/pop-sarkilarimiz-ve-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/pop-sarkilarimiz-ve-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 09 Feb 2010 19:32:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Pop]]></category>
		<category><![CDATA[Pop Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Şarkı Sözleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=691</guid>
		<description><![CDATA[Dün Youtube’da, eski yıllarda dinlediğim bir şarkıyı yeniden dinlemek için arama yaptım. Hemen şarkı çıktı tabi. Pek çok kişiye biraz gürültülü gelebilecek bir parça. Ama eskiden dinlemiş olmamdan ötürü parçanın sözleriyle ilgili bir enteresanlık kalmış aklımda. Değişik sözleri olduğunu anımsadım. 
Parçayı dinlerken sağ tarafta da sözlerini takip ediyordum. Sözleri okurken bu parçanın neden aklımda bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün Youtube’da, eski yıllarda dinlediğim bir şarkıyı yeniden dinlemek için arama yaptım. Hemen şarkı çıktı tabi. Pek çok kişiye biraz gürültülü gelebilecek bir parça. Ama eskiden dinlemiş olmamdan ötürü parçanın sözleriyle ilgili bir enteresanlık kalmış aklımda. Değişik sözleri olduğunu anımsadım. </p>
<p>Parçayı dinlerken sağ tarafta da sözlerini takip ediyordum. Sözleri okurken bu parçanın neden aklımda bu kadar yer ettiğini bir defa daha anladım. İnsanın aklına hemen “neden bizim şarkılarımızda böyle sözler yok?” şeklinde bir soru geliyor. Tamam, ara sıra ortaya güzel sözler çıksa da, bu sözler hep abuk subuk sözlü parçaların gölgesinde kalıyor. Daha yeni çıkmış olan bir parça var. Hangi akla hizmet bu sözlerden böyle bir şarkı yapılmış. </p>
<p><em>Kavuşmak yüzdesi düşük varsayım.<br />
Evet, hep var olasılık nedir sanki kar payım?<br />
Anlamam küsürattan düşelim mi bunu da aşktan?<br />
Bak yine şaşırdım düz hesap yapalım<br />
Eldeki mühimmatla sağ çıkılır mı bu iç savaştan?</em></p>
<p>Bu nedir yahu? Farklı bir şeyler yapalım derken işin suyunu çıkarmışlar. Bunu ilkokul çocuğuna göstersen güler. Hoş benim yazının başında bahsettiğim parçanın sözleriyle bu parçanın sözlerini karşılaştırmaya çalışmam da aslında gülünecek bir olay. Bu da benim bahsettiğim şarkının sözlerinden alınmış birkaç satır. Zaman kavramını ve ne kadar değerli olduğunu anlatıyor.</p>
<p><em>Dakikalar ve saniyeler geçiyor.<br />
Nerede olursan ol yine geçecek<br />
Keşke ihtiyacın olduğunda<br />
Benim zamanımdan birazını sana verebilseydim<br />
Ya da bir kenara ayırabilseydik<br />
Gerektiğinde kullanmak için.</em></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/pop-sarkilarimiz-ve-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
