İşin Suyunu Çıkarmak
22 Nisan 2009Dün ilkokul öğretmenimi belki internetten bulabilirim düşüncesiyle Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine girdim. Tabi bunu yapmadan önce ilk olarak Google’da arattım fakat bir sonuca ulaşamadım. Neyse öğretmenimin benim okuduğum Derince Turgut Reis İlköğretim Okulu’ndan sonra Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde çalıştığını daha önce ilkokul arkadaşlarımdan öğrenmiştim zaten.
Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nün internet sitesine girdim ve oradan da üşenmeden tek tek bağlı bulunan ilçe milli eğitim müdürlüklerinin internet sitelerine bakmaya başladım. İlk başlarda sadece fotoğraflardan tanımaya çalıştım ama tanıyamama olasılığını düşünerek çalışanların ayrıntılı bilgilerini de okumaya başladım. Üç dört öğretmenin özgeçmişini okudum ve o anda gerçekten büyük bir dehşete düştüm. O noktadan sonra zaten kendi öğretmenimi aramayı falan unutmuşum. Herkesin tek tek özgeçmişlerini okumaya başladım. Hepsi bir tek ortak noktada buluşuyordu. Bu adamlar ya İlahiyat fakültesi mezunuydular ya da öğretmenliklerinin uzun yıllarını İmam Hatip Liselerinde öğretmen olarak geçirmişlerdi. Tabi ki sonra da böyle il ve ilçe milli eğitim müdürlüklerinde yüksek görevlere atanmışlardı.
O noktadan sonra bu öğretmenlerin fotoğraflarına daha da dikkatli bakmaya başladım ve bıyıklarını fark ettim. Evet, çoğunda bana çok itici gelen ince bıyık vardı. İnsanları dış görünüşlerinden dolayı yargılamayı sevmem. Ama bu dış görünüş hiç hoşlanmadığım siyasi bir düşüncenin sembolü olmuşsa ve bu öğretmenlerin çoğunluğu bu şekildeyse, bu noktada söylenecek her söz mübahtır. Çünkü din öyle ya da böyle bir şekilde devletin kurumlarına girmiş daha da kötüsü marifetmiş gibi insanların gözüne gözüne sokulmuştur bu bıyıklarla.
İl milli eğitimi ve ilçe milli eğitim müdürlüklerini geçtim. Bu seferde okullarda durum nedir bunu merak ederek çeşitli okulların internet sitelerine girerek öğretmen ve yönetici kadrolarındakilerin özgeçmişlerini okumaya başladım. Bu kadrolaşmanın en alt tabakası olarak görebileceğimiz okullarda durumun o kadar da kötü olamayacağını düşünüyordum ama yanılmışım. Okul müdürlerinin ve yardımcılarının büyük çoğunluğu ne yazık ki ya Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenleri ya da yine yukarıda da yazdığım şekilde uzun yıllar İmam Hatip Liselerinde öğretmenlik yapmış kişilerden oluşuyor. Benim kızdığım nokta da aslında din öğretmenlerinin yönetici yapılması değil. Kızdığım nokta başka branş öğretmenlerini adeta hiçe sayarak ezici, alay eder gibi ve göstere göstere bu işin yapılması. Yap ama fark ettirmeden yap. Yap ama suyunu çıkarmadan yap.
O zamanlar, okuduğum lisedeki din öğretmenimin de yıllar sonra mezun olduğum ilkokula müdür olarak atanması da işin boyutunu anlamak için güzel bir örnekti aslında. Bütün bu olup bitenleri gördükten sonra da zaten ilkokul öğretmenimin bulunduğu görevde çok da fazla kalamayacağından emin oldum. Çünkü benim öğretmenim yobaz değil Cumhuriyetçi ve Laik bir ilkokul öğretmeniydi.
Etiketler: Cumhuriyetçi, Derince, Din Kültürü, İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Kocaeli, Laik, Turgut Reis İlköğretim Okulu






Eskiler hey gidi eskiler,Mehmet peki Necmeddin Öğrentmenmiydi.Bulamadın. Aam ben Necmeddin hocamızın mezarını buldum.bu acayip acı bir durum.hala aklından çıkmıyor dimi ?