Ölümcül Formula 1 Kazaları

17 Aralık 2008

Formula 1 en tehlikeli spor dalları arasında şüphesiz en üstlerde yer alır. Her ne kadar yıllar içinde güvenlik tedbirleri artsa da, araçların yavaşlatılmasına yönelik kural değişiklikleri yapılsa da hala çok tehlikeli bir spordur. Geçmişte pek çok pilot yarışlar sırasında ya hayatını kaybetmiş ya da sakat kalmışlardır. Ama tüm bu kazalara rağmen Formula 1 dünyanın en önemli motorspor aktivitelerinde en üst sıradadır.

Ayrton Senna Da Silva (1994)
Bana göre Formula 1 tarihinin gelmiş geçmiş en iyi pilotudur. Gerek sürüş kabiliyeti gerekse centilmenliği ile hala pek çok yarış sever tarafından da bu şekilde hatırlanır. 1 Mayıs 1994 tarihinde San Marino’nun Imola pistinde yapılan yarışta aracında meydana gelen bir sorun nedeniyle kontrolü kaybetmiş ve yaklaşık 250 km hızla duvara çarparak hayatını kaybetmiştir. 1994 yılında araçların bu hızla meydana gelen bir çarpışmada fazla zarar görmeyecekleri biliniyordu. Yani pilotun oturduğu ve monococ olarak adlandırılan bölüm 300 km’nin üzerindeki çarpışmalara bile dayanıklıydı. Senna’nın ölüm sebebi daha sonra yapılan açıklama da anlaşıldı. Çarpma anında kırılan sağ ön tekerleğin süspansiyon demiri Senna’nın kaskına delerek kafasına saplanmıştı. Zaten kaza görüntülerinde de Senna’nın içinde bulunduğu monococ kısım sapasağlam duruyor. Bu kazadan alınan en büyük ders ise o tarihten itibaren Formula 1 pistlerinde hiçbir şekilde açık duvar bırakılmadı. Bütün duvarlar lastik bariyerlerle çevrildi.

Roland Ratzenberger (1994)
Ayrton Senna’nın ölümünden bir gün önce yine Imola pistinde antreman yapan Ratzenberger, aracının kontrolünü kaybederek Senna gibi pisti çevreleyen duvarlara çarptı. Senna’nın kazasından farklı olarak Ratzenberger’in aracı duvara bir defa değil birkaç defa çarparak sürüklendi. Bu noktada ortaya çıkan en önemli şey ise Ratzenberger’in aracının Senna’nın ki kadar sağlam olmadığıydı. Çünkü aracın monococ kısmı ciddi olarak parçalanmıştı. Bu tarihten sonra FIA araçların güvenliğini ciddi anlamda kontrol altına aldı.

Gilles Villeneuve (1982)
Ünlü Formula 1 pilotu Jack Villeneuve’nin babası olan Gilles Villeneuve 1982 yılında Belçika’nın Zolder pistinde yapılan sıralama turları sırasında hayatını kaybetmişti. Zamanın Formula 1 araçları neredeyse hiç güvenli olmayan hatta fiberglas bir gövde yapısına sahip araçlarla yapılıyordu. Pistler de aynı şekilde güvenli olmaktan yoksundular. Pilotlardan çok seyircilerin güvenliği daha çok düşünülmüş olmalı ki bir kaza anında araçlardan kopan parçalar seyircilere gelmesin diye pist çevrelerine yüksek teller yapılmıştı. Önünde giden aracın aniden yavaşlamasından dolayı Ferrarisiyle bu araca çarpan Villeneuve’ün aracı havalandı ve taklalar atmaya başladı. Bu taklalar esnasında araç tamda pilot kabinin olduğu yerden iki parçaya ayrıldı ve Villeneuve araçtan uçarak fırlayarak yukarıda bahsettiğim ve seyircilerin güvenliği için yapılan yüksek tellere çarptı ve yere düştü. Bu kaza Formula 1 tarihinin en trajik kazalarından biri olarak hala hafızalardadır.

Roger Williamson (1973)
Williamson’ın ölümü de gerçekten trajikti. 1972 yılında Hollanda’nın Zandvoort pistinde yapılan yarışta Williamson’ın aracının pistin uzun düzlüğünde lastiği patladı ve araç kontrolden çıkarak taklalar atmaya başladı. Yaklaşık 250 metre boyunca taklalar atan araç ters halde durdu ve yanmaya başladı. Araçta sıkışan Williamson’ın yardımına yine bir pilot olan ve hemen aracından inen David Purley, elinde yangın söndürücü ile yetişti. Fakat uzun süre elindeki yangın söndürücüyü çalıştıramadı. Hatta bir ara elleriyle aracı düz çevirmeye kalktıysa da başarılı olmadı. Zamanın bu kadar değerli olduğu bir anda Purley’den başka 1-2 görevlinin aracın yanına gelmeleri fakat bir şey yapamamaları Purley’i de çileden çıkarmıştı. İşin daha trajik olan kısmı bu yarışın Williamson’ın ikinci Formula 1 yarışı olmasıydı.

 Jim Clark (1968)
60’lı yıllarda zaten Formula 1 yarışları adına pek de güvenlikten söz edemeyiz. Nitekim Clark’ın kazası da aracının pistin yakınında bulunan ağaçlara çarpmasıyla meydana geliyor.

Son dönemde ise, en azından 1994 yılında Senna ve Ratzenberger’in hayatlarını kaybetmelerinden sonra ölümle sonuçlanan kazalara Formula 1’de rastlamıyoruz. Diğer motor sporlarında, örneğin Indycar’da, NASCAR’da ya da motorsiklet yarışlarında hala ölümle sonuçlanan kazalar devam etmekte. Formula 1’de 1994 yılından sonra ölümcül bir kaza olmamasını güvenlik önlemlerinin yeterince sağlanmış olmasına bağlayabiliriz. Hatta bu dönemden sonra izlediğim pek çok Formula 1 yarışında ciddi kazalar ufak sıyrıklarla atlatıldığını gördüm. Bu Formula 1 için sevindirici bir olay.

Bu Yazıyı Facebook'ta Paylaşın:
  • Facebook

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Yorum Yap

  • Yazı Takvimi

    Temmuz 2010
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Haz    
     1234
    567891011
    12131415161718
    19202122232425
    262728293031  
  • Bir Yıl Önce

    • 31.07.2009 : Geçen yıl bu tarihte yazı yoktur
  • Facebook

2008 - 2010 MemoBlog