Sorunlu Yerli Diziler
05 Mayıs 2009İsim olarak bir iki tanesini biliyorum. Ama onlarında yayında olup olmadıklarını bilmiyorum. Ne buluyorlar bu dizilerde onu da anlamıyorum açıkçası. İnsanlara nesi cazip geliyor? Hadi kendi yaşantılarını falan görüyorlar desem o da olmaz. Çünkü bu diziler genelde konaklarda malikanelerde geçiyor. Para ve zenginlik had safhada. Yani normal insanlardan çok uçlarda yaşayan acayip karakterler var hep.
Bu dizilerin temelde hepsi de aynı. Kadın erkek ilişkileri. İki kadın aynı erkeği severler, üstelik evlidir bu kadınlar. Erkek de başkasını sever. Acayip bir şeydir yani. Sonra dizilerdeki konuşmalar, mimikler. Hep aynı. Eskiden Yalan Rüzgarı adlı dizide vardı bu mimikler. Oyuncu son sözünü söyler ve kamera yavaşça o oyuncuya doğru yaklaşmaya başlar. Bu arada oyuncunun yüzünde de muzurca bir gülümseme oluşur, Ekran yavaşça kararır ve diğer sahne gelir. İnsanlar birbirlerine kötülük yaparlar, kuyularını kazarlar, başkalarının yanında küçük düşürürler. Bunlar mı şimdi insanlara cazip gelenler?
Aslında komik olmasına rağmen toplumda ciddi bir psikolojik bozukluk yaratıyor. Kurtlar Vadisi televizyonlarda oynamaya başladığında etrafınızda türeyen Polat Alemdar’ların farkına varmadınız mı? Onun gibi giyinen, onun gibi konuşan, “Hey Polat Alemdar!” diye arkasından seslendiğinizde bununla gurur duyan ve size dönüp “Efendim” diyebilecek kadar cahil cühela insanları görmediniz mi? İşte anlatmak istediğim şey. Evli bir kadının başkasından hoşlanmasını ve peşi sıra gelen çabalarını bu topluma normal bir şeymiş gibi izlettirenler, bunları yayınlayanlar tehlikenin farkında değiller ne yazık ki. Para için adam bile öldürebilecek insan karakterlerini bu topluma izlettirip, yukarıda bahsettiğim çakma Polat Alemdar’lık yapanlara bu şekilde yol gösteren de bu diziler. Kadınları doyumsuz, aç gözlü, istediğini elde etmek için her yolu deneyen bir varlık olarak bize sunan da bu diziler ve onları izleyip gerçek hayatta uygulamaya kalkan kadınlar. Evet, var.
Bu dizilerden bir tanesi de yakın zamanda Arap ülkelerinde gösterilmeye başlanmıştı. Ne kadar gösterilebildi? Çok fazla değil. Neden? İşte bu yukarıda yazdığım izleyiciyi dolduruşa getirip, psikolojisini bozduğu için. O dizideki kadın davranışlarının, izleyen kadınları da etkisi altına aldığı için. Bunun ülkeyle ya da dinle bir alakası yok. Temelde ciddi davranış bozukluğu bulunan karakterlerin normalmiş gibi insanlara lanse edilmesi asıl sorun. Her insanın da bunun farkına varması imkansız. Baksanıza RTÜK bile bunun farkına varamıyor bir türlü.
Tamam, bu dizlerden bir iki tane olur anlarım. Ama o kadar çok ki. Hem de hepsi aynı çizgide ilerleyen diziler. Bu dizilerin müzikleri bile aynı. Ama “izleniyor işte” deyip işin içinden de çıkılabilir. O zaman bende akvaryum balıklarıyla televizyon izleyicisini birbirlerine benzetebilirim. Akvaryumdaki balığa ne kadar yem atarsanız atın hepsini yemeye çalışır. Hiçbir zaman “Doydum, bu da kalsın” demez. İşte televizyon seyircisi de aynı. Televizyonun bir açma-kapama tuşunun olduğunu sadece gece yatarken hatırlar. Gün içinde “kapatayım” demez. Ne kadar abuk subuk şey varsa hepsini izlemeye çalışır. Seçicilik diye bir şey söz konusu değildir.
Etiketler: Kurtlar Vadisi, Polat Alemdar, RTÜK, Yalan Rüzgarı, Yerli Diziler





