Spor Spikerleri, Muhabirleri, Müdürleri
22 Eylül 2009
Serhat Ulueren
Serhat Ulueren : Adam resmen elinde mikrofon “televole, televole” diye ünlülerin peşinden dolaştığı günleri unutmuş. Star Tv’nin spor müdürü olduktan sonra havaya girmiş belli. Eskiden hatırlıyorum uzun saçlı bıyıklı komik bir adamdı. Gerçi şimdi de komik. Programda insanları birbirlerine düşürmek için denemediği yöntem yok neredeyse. Olmadı, kendisi birine sataşıyor. Bu sataşmaları sonucunda da mağlup olan yine kendisi. Ahmet Çakar’a falan sataştı zamanında. Aman aman… Ayrıca bazı programlarda da televizyonculuk ve gazetecilik etiğine ters düşen davranışları da olmadı değil. Gizli kamera ile yaptığı çekimleri yayınladı. İnsanlarla yaptığı telefon görüşmelerinin kayıtlarını onlardan izin almadan canlı yayında yayınladı. Böyle bir adam işte… Sanırım kendisi de pişman olmuş olacak ki bu huyundan biraz vazgeçti.

Ertem Şener
Ertem Şener : Serhat Ulueren’in ayrılmasından sonra Star Tv spor müdürü oldu. Futbol bilgisi olarak Serhat Ulueren’den kat kat önde. Ama maç spikerliği yaparken birden spor müdürü olan birisinin de bu denli değişmesi iyi bir şey değil. Bence bu değişimi izleyiciye yansıtmamak gerek. Spor müdürü olduktan sonra anlattığı maçlarla olmadan önce anlattığı maçlar arasında dağlar kadar fark var. O zaman asla söyleyemeyeceği şeyleri rahatlıkla söyler oldu. Onu geçtim, yayında hakemleri kötüleme yetkisini de kendine vermiş anlaşılan. Değişim tamam da, bu kadar olmamalı. Bir de kışın ortasında nasıl bronzlaşabiliyor onu anlayamadım.

Sabri Ugan
Sabri Ugan : Zaman içinde değişen bir spikerimiz daha… Eskiden ne güzel maçları anlatırdı. Güzel de anlatırdı. Fakat artık maç anlatmıyor adeta edebi bir makale okuyor. Bir televizyon programına katılmıştı da sunucunun sorduğu “Futbol’u seviyor musunuz?” sorusuna “Hayır, sadece anlatmasını seviyorum” şeklinde saçma sapan bir cevap vermişti. Benim bu cevaptan çıkardığım sonuç: Futbol’u sevmiyorum ama iyi para veriyorlar bende anlatıyorum olur. “Alex De Souzaaa, Sambaaa, Sambaaa” diye haykırışı hala kulağımdadır.

İlker Yasin
İlker Yasin : Türk futbol tarihinin gelmiş geçmiş en iyi spikerlerindendi. Ne zaman Kanal D spor müdürü olup “Ve Gol” programını sunmaya başladı. Onda da bir değişme oldu. Programda bunu sık sık gördük. Lafı hep sunucu benim, müdür benim, patron benime getirdi. Bunu açıkça söylemedi ama Ahmet Çakar’ı da bu şekilde frenledi. Ben şahsen İlker Yasin’in anlattığı maçları izleyerek büyüdüm. Yıllar boyunca Avrupa’da fark yediğimiz maçları anlatmasından kaynaklanan ezikliğini zaman zaman dışa vurması hoşuma gidiyordu. Attığımız bir golden sonra “Şapka çıkaracaksınız şapkaaa” ya da “Şimdi onlar düşünsün” tarzında. Yani “yıllarca yenik duruma düşüp hep biz düşündük, şimdi de siz düşünün” demeye getiriyor olayı. Ama yaşlandığını da kabul etmek lazım. Son zamanlarda anlattığı maçlarda sık sık komik hatalar yapıyordu.

Güntekin Onay
Güntekin Onay : İşte zaman içinde hiç değişmeyen bir spiker. Bu adamın daha yüksek mevkilere geldiğinde de değişeceğine ihtimal vermiyorum. Oturaklı ve yere sağlam basıyormuş gibi bir görüntüsü var. Zamanında Star Tv’de program sunarken yorumcu Ahmet Çakar’ın hışmına bile uğramıştı canlı yayında. Ahmet Çakar resmen “Senden program sunucusu falan olmaz” demeye getirmişti olayı. Nedeni de diğer bir konuğa konuşması için daha çok zaman verip Çakar’a vermemesiymiş. Ama o durumda bile “Sayın Çakar bu davranışınızı sinirli olmanıza veriyorum” demişti. “Bravo” demiştim o zaman izlerken. Sonra Çakar programı terk etmişti.

Kerem Öncel
Kerem Öncel : Kim ne derse desin, anlatımı hoşuma giden spikerlerin başında gelir kendisi. Hiç yorum yapmaz, suya sabuna dokunmaz. Anlatayım da gideyim havasındadır. Zaten bir spikerin öyle olması gerekmiyor mu? Sen ne yorum yapıyorsun ki? Anlat, kim kimdir onları söyle, biraz bilgi ver. Bırak yorumu izleyen yapsın. İşte Kerem Öncel böyle davranarak maçın içine etmiyor.

Okay Karacan
Okay Karacan : Kendisi şu anda Kanal 24’ün spor müdürü. Eskiden NTV’de Formula 1 yarışlarını anlatırdı. Hatta Formula 1’in yayın hakkını CNN Türk alınca çok üzülmüştüm. Okay Karacan’ın anlatımına alışmıştık çünkü. Geçtiğimiz yaz Formula 1 Türkiye yarışını anlattı kendisi. Kulağıma o kadar basit geldi ki kurduğu cümleler. Yıllar içinde Formula 1’den uzak kaldığı hemen anlaşılıyordu. Bir an için televizyonun sesini kısmayı bile düşündüm. Gereksiz yere bağırış çağırış yaptı bir de… Şimdi ise TRT’de yarıştan önce ve sonra bir program yapıyor. Daha doğrusu laf salatası yapıyor. Konuğu oturtmuş karşısına dır dır kendisi konuşuyor. Çoğunlukla kapatıyorum, izlemiyorum zaten.

Emre Tilev
Emre Tilev : İşte sevmediğim bir spiker daha. Maçı anlatırken yorum yapıyor, hakeme takılıyor, futbolcuları aşağılıyor. Bir de Sabri Ugan gibi edebiyat parçalamaya çalışıyor. Zamanında Cine5 Formula 1 yarışlarını yayınlarken (1995-1996) yarışları Emre Tilev anlatırdı. Bundan iki yıl önceki İstanbul yarışını da anlatmaya kalktı. Fakat tam anlamıyla olayın içine etti. Ne yarışçıların isimlerini doğru telaffuz edebiliyor, ne de olay hakkında yeterli bilgi sahibi. Bir de çıktı dedi: “Sevgili izleyiciler, bu araçlar saatte 300 km. hıza ulaşabiliyorlar”. Yok artık. Formula 1 ile ilgili izleyiciye verebileceğin bilgi bu mu? İnsanlardan tepki topladı tabi bu söz. Ertesi günkü yayında da çıkıp sık sık “Benim ilk yarış anlatmaya başladığım bin dokuz yüzlü yılların ortalarında” şeklindeki lafları izleyenleri iyice tav etti. Sevemiyorum yani bu adamı.

Bilgehan Demir
Bilgehan Demir : Bu arkadaş da Fox TV’de boks, kick box gibi karşılaşmaları anlatıyor. Eskiden TGRT’de çalışıyordu. Bilgehan Demir’in özelliği ise olayları abartarak anlatması… Karşılaşmalar sırasında bazı şeyleri o kadar çok abartıyor ki “yok artık” demek zorunda kalıyorum. Dün akşam geç vakitte denk geldi. Üşenmemiş Amerika’ya gitmiş oradan canlı olarak bir boks karşılaşmasını anlattı. Ama bu adam anlatınca keyifli olmuyor. Karşılaşma boyunca sürekli yüksek tempoda anlattığı için gerçekten önemli pozisyonlarda gereken etkiyi yaratamıyor. Mesela Orhan Ayhan o ayarlamayı çok iyi yapıyor. Gerekli yerlerde sesini yükseltiyor. Ama bu arkadaş böyle değil.

Yalçın Çetin
Yalçın Çetin : İşte her yönüyle mükemmel bir maç spikeri daha. Konuya hakim, yorum sıfır, tonlama ve Türkçe kullanımı neredeyse kusursuz. Hele bir de Ömer Üründül ile bir maç anlatırsa sohbetleri gerçekten çok harika oluyor. Keşke televizyonda yayınlanan bütün maçları Yalçın Çetin anlatsa… Bir ara TRT 1’de yayınlanan Stadyum programında yorum yapıyordu. Uzun süredir o programı izleyemediğim için hala yorum yapıyor mu bilemiyorum. Ama dediğim gibi bu adamı tek geçerim.

Ercan Taner
Ercan Taner : Uzun bir süre şifreli kanallarda maç anlattığı için anlatımına uzak kalmıştık. Ama sanki gereğinden çok bağırıyordu. Bunun sebebi de sanırım kendisini maçın heyecanına aşırı derecede kaptırmasıydı. Bildiğim kadarıyla NTV ve NTV Spor’da çok nadir maç anlatımı yapıyor.

Selçuk Manav
Selçuk Manav : Bu adamın çoğu zaman zekasıyla ilgili bir probleminin oluğunu düşünürüm. Bir kere zor konuşan bir adamı nasıl spor spikeri, onu geçtim, nasıl spor müdür yapıyorsun? ATV’yi tebrik etmek lazım. İzlerken resmen fıtık oluyorum. Kurduğu cümlenin anlamsızlığını fark ediyor ve sonra aynı cümleyi tekrar baştan kuruyor. Birisiyle röportaj yaparken olmayacak sorular soruyor. Fatih Terim’e zamanında bir milli maçtan sonra öyle bir soru sormuştu ki, Terim bunu bir güzel haşlamıştı, Hem de canlı yayında. Sonra süt dökmüş kedi gibi iki saat toparlamaya çalışmıştı hadiseyi.

Ersin Düzen
Ersin Düzen : Bu soyadla bu kadar süre hayatta kalabilmek çok zor olmalı. Ersin Düzen hakkında söyleyecek kötü bir şey yok. Anlatımları kulağı ısırmıyor. Türkçesi de güzel. Hakkında söyleyebileceğim bir şey de Şansal Büyüka’nın NTV’de spor spikerliği yapan kızıyla evlenme noktasına gelmesiydi. Sanırım sonraları o iş yattı.

Serkan Korkmaz
Serkan Korkmaz : Bir dönem Kanal 24’ün spor müdürlüğünü de yapmıştır. Gördüğüm kadarıyla kendisi spor ahlakına son derece bağlı. Yaklaşık 10 yıl kadar önce stadyum önlerinden maçla ile ilgili bilgiler verirdi. Bir defasında radyodan maç anlatımına denk gelmiştim de uyumamak için çok büyük çaba sarf etmiştim. Adeta maçı kendine anlatıyordu. Ama yine de kendisini spor ahlakından dolayı tebrik ediyorum.

Gökhan Telkenar
Gökhan Telkenar : Voleybol maçlarını anlatırken aynı zamanda oyunculara da taktik verebilen bir spiker kendisi. Kaçan bir pozisyon sonrasında “Ah Neslihan, keşke smacı düşüneceğine pası düşünseydin. Bir pas hakkımız daha vardı” şeklindeki konuşması beni çileden çıkartmıştı. En çok kızdığım şeydir. Yorum yapma. Karşılaşmayı anlat yeter.

Melih Gümüşbıçak
Melih Gümüşbıçak : Eski bir Televole sunucusu. Şu aralar Show Tv’de Altıpas adlı programı sunuyor. Yine takdir ettiğim spikerler arasındadır. Aptal olan ama akıllı geçinmeye çalışan tipler gibi olmadığı belli zaten. Programını adam gibi sunuyor. Başkaları gibi ortaya bir konu atıp tartışma çıkarayım havasında değil. Melih Gümüşbıçak’ın sunduğu programlar sanki daha bir oturaklı geliyor bana. Saçma sapan, ipe sapa gelmez konulardan bahsedilmiyor. Hatta birkaç defa konunun artık saçmalama noktasına gelmeye başlaması üzerine Melih Gümüşbıçak’ın olayı toparlama girişimine şahit oldum. Geçen sene programın yorumcusu Ahmet Çakar’dı. Onunla başa çıkabilmiş ender spikerlerden. Kendisine saygı duyulduğu aşikar.

Fikret Engin
Fikret Engin : İlk maç anlatmaya başladığında sesi acayip şekilde Ercan Taner’e benziyordu. Hatta etrafımdaki pek çok kişi onu Ercan Taner zannetmişti. Maç anlatımı fena değil. Fakat Murat Özarı işle sundukları iddia programı tam bir felaketti. O nedir öyle be abi? Başka işiniz gücünüz yok mu? Olasılıklar üzerine bir program yapmışsınız, lak lak konuşuyorsunuz.

Murat Özarı
Murat Özarı : Bu arkadaşın televizyonlarda dikiş tutturamadığını sanıyorum. Çünkü hep farklı kanallarda görüyordum. En son bir ara Fikret Engin ile yaptıkları programda kendisine takılan unvana çok gülmüştüm. “İddaa Uzmanı”. Bu ne yahu? Üç tane maç bildi diye uzman mı oluyor yani? Bir de aynı programda canlı yayında sıkışmıştı bu arkadaş. Bir şekilde tuvalete gitmesi gerekiyor. Bunu Fikret Engin’e ve kameramana da anlatamıyor. En sonunda “Kameramanımız Fikret’i çeksin, Fikret sende Almanya ligi hakkındaki görüşlerini aktar. Yalnız kesintisiz aktar, ben senden sonra aktarayım. Kameranın beni çekmesine gerek yok” diyerek tuvalete kaçmıştır. Fakat sıkıştığını belli etmeye çalıştığı surat ifadesi izleyicinin gözünden kaçmamıştır.
Etiketler: Ahmet Çakar, Alex De Souza, Almanya Ligi, ATV, Bilgehan Demir, Boks, Canlı Yayın, Cine5, CNN Türk, Emre Tilev, Ercan Taner, Ersin Düzen, Ertem Şener, Fatih Terim, Fikret Engin, Formula 1, Fox TV, Futbol, Gazetecilik, Gökhan Telkenar, Güntekin Onay, İddaa, İlker Yasin, Kanal 24, Kerem Öncel, Kickbox, melih Gümüşbıçak, Murat Özarı, NTV, NTVSpor, Okay Karacan, Ömer Üründül, Orhan Ayhan, Sabri Ugan, Şansal Büyüka, Selçuk Manav, Serhat Ulueren, Serkan Korkmaz, Show TV, Spiker, Spor, Spor Müdürü, Stadyum Programı, Star TV, Televizyonculuk, Televole, TRT, Ve Gol, Voleybol, Yalçın Çetin





Serhat Ulueren, bu adami ben de diyorum nerden taniyorum. Hakkaten televoleciydi bu:D
Güntekin Onay, sirf bu adamicin izledigim zamanlari iblirim, cok akiskan konusup cok notr duruyor ekranda:)
Ilker Yasin, bu adam da aklimda iyi bir intiba birakmis ki gorur gormez aaa buuuu! dedim:)
Melih Gumusbicak,bu televoleciyi spor programi sunucusu olarak gormek gayet uzucu:) oysa televole ona cok yakisiyordu:)
He he.. Serhat Ulueren’i yolda görsem çok pis döverim