<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MemoBlog &#187; Eurovision</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetperdeci.com/tag/eurovision/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetperdeci.com</link>
	<description>Kişisel Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 14:39:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Eurovision Hadise&#039;si</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/eurovision-hadisesi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/eurovision-hadisesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 16 May 2009 22:56:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Düm Düm Tek]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[Everyway That I Can]]></category>
		<category><![CDATA[Hadise]]></category>
		<category><![CDATA[Sertab Erener]]></category>
		<category><![CDATA[Youtube]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=229</guid>
		<description><![CDATA[Uzun yıllardan sonra ilk defa Eurovision yarışmasına bu kadar kayıtsız kaldım. Oturup da hiç izleyesim yoktu. Yeni şarkıcılar keşfetmek adına kaçırmamaya özen gösterirdim hep. Cumartesi akşamı arkadaştaydım. O söyledi “ abi Hadise çıktı” diye. Düşündüm bir an. “çıktıysa çıktı” dedim. Şu saatten sonra birinci olsak ne olur, sonuncu olsak ne olur? Başımız göğe mi erecek? [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 190px"><img title="Eurovision " src="http://img51.imageshack.us/img51/6317/123bzs.jpg" alt="Eurovision " width="180" height="210" /><p class="wp-caption-text">Eurovision </p></div>
<p>Uzun yıllardan sonra ilk defa Eurovision yarışmasına bu kadar kayıtsız kaldım. Oturup da hiç izleyesim yoktu. Yeni şarkıcılar keşfetmek adına kaçırmamaya özen gösterirdim hep. Cumartesi akşamı arkadaştaydım. O söyledi “ abi Hadise çıktı” diye. Düşündüm bir an. “çıktıysa çıktı” dedim. Şu saatten sonra birinci olsak ne olur, sonuncu olsak ne olur? Başımız göğe mi erecek? Ülke olarak ekonomimiz mi düzelecek, kriz mi bitecek, her şey güllük gülistanlık mı olacak? Kısacası gündemde bu kadar sorun varken, kalkıp da Eurovision’u izleyip, aldığımız puan ve elde ettiğimiz derecelerle övünmek, mutlu olmak çok yersiz.</p>
<p>Şimdi açıp Youtube’da yarışmaya ilişkin görüntüleri de izlemek içimden gelmiyor. Belki de bu aylardır abartılan bir yarışmanın, aslında bu ülke için hiçbir anlamı olmayan, tamamen magazinsel öğelerle doldurularak önümüze sürülen bir şey olduğunun farkına varmamdan kaynaklanıyor olabilir. Düşünün bir kere. Aylardır gündemden düşmeyen bu yarışma, ertesi gün gazetelerde yarım sayfadan daha az bir yer kaplayıp, bir sonraki gün de tamamen unutulan bir haberden farksız. Hadise’yi ise bundan sonra çıkaracağı yeni albümüne kadar bir daha görmeyeceğiz piyasada. Çünkü bu iş bu kadar… Her şeye rağmen onun da iyi bir reklam yaptığını söyleyebilirim.</p>
<p>Peki, birinci olsaydık bizim için farklı olan ne olacaktı? Hiçbir şey… Önümüzde koskocaman bir Sertab Erener örneği var? Ne oldu? “Everyway That I Can” adlı parça nerede? Kim dinliyor, kim çalıyor? Unutuldu gitti. Hatırlayacağımız tek yer, Eurovisionlarla ilgili televizyon programları olacak. Bu noktada benim için önemli olan bizim hatırlamamız değil, yabancıların bizim şarkımızı hatırlamaları. Ama Eurovision o kadar da sihirli bir yarışma değil. Hele hele yabancılar için hiç değil. Herhalde en çok önem veren ülke biziz. O da yalandan işte. Maksat magazin olsun.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/eurovision-hadisesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evrensel Müzik Anlayışı</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/evrensel-muzik-anlayisi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/evrensel-muzik-anlayisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 12 May 2009 22:42:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[Haaveet Kaatuu]]></category>
		<category><![CDATA[Ivan Mikulic]]></category>
		<category><![CDATA[Jore Marjaranta]]></category>
		<category><![CDATA[You Are The Only One]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=223</guid>
		<description><![CDATA[Bir ara Türkçe ve İngilizce dışında başka bir dil kullanılarak yapılan şarkılara sarmıştım. Belki kulağa hoş gelen bir şeyler bulabilirim diye. Gerçektende çok güzel parçalar çıktı karşıma. Hele hele bir şarkı var ki… İşin kötü tarafı parçanın ne adını, ne de söyleyen grubu biliyorum. Çünkü dili İspanyolca ve Youtube’da tamamen alakasız bir videonun arkasında fon [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ara Türkçe ve İngilizce dışında başka bir dil kullanılarak yapılan şarkılara sarmıştım. Belki kulağa hoş gelen bir şeyler bulabilirim diye. Gerçektende çok güzel parçalar çıktı karşıma. Hele hele bir şarkı var ki… İşin kötü tarafı parçanın ne adını, ne de söyleyen grubu biliyorum. Çünkü dili İspanyolca ve Youtube’da tamamen alakasız bir videonun arkasında fon müziği olarak çalıyor. Aşağıdaki linklerden eğer Youtube’unuz açıksa dinleyebilirsiniz.</p>
<p>Bir diğer bahsetmek istediğim şarkı da “Haaveet Kaatuu” adını taşıyor. Söyleyen sanatçı ise Jore Marjaranta. Finli bir sanatçı ve anladığınız üzere parça da Fince. Sıkı bir rock şarkısı ama gerçekten sözlerini anlamasam bile kulağa hoş geliyor. Tekrar tekrar dinlediğim bir parça olmuştu. Hatta sadece bu şarkıyı dinlemek için Youtube’a çok defa girmişimdir. Çünkü parçanın mp3 kaydı internette mevcut değil.</p>
<p>Parçayı daha da merak edip sözlerini buldum. Boşuna öğretmemişler okulda Fince ve Türkçe’nin aynı dil grubundan geldiğini. Parçaya sözleri okuyarak eşlik etmesi o kadar kolay ki. Fincenin de, aynı Türkçede olduğu gibi yazıldığı şekliyle okunma özelliği olduğu için, olayı hemen kavrıyorsunuz. Bir de şarkının adında da gördüğünüz üzere iki sesli harf birçok yerde yan yana kullanılıyor Fincede. Şarkının sözlerinde de böyle.</p>
<p>2004 yılı Eurovision yarışmasını izlerken bir parça çok hoşuma gitmişti. Hırvatistan adına yarışan Ivan Mikulic’in seslendirdiği “You Are The Only One” adındaki parça. O zamanlardan sevmiştim bu parçayı ama sadece yarışmayı izlerken bir defa dinlemiştim. Her derde deva olan internetten araştırıp bu adamı ve şarkıyı buldum. Evet, diyeceksiniz ki yazının başında İngilizce ve Türkçe dışında demiştin. Doğru. Bu şarkı yarışmada İngilizce olarak seslendirildi. Ama şarkının orjinali Sırpça ve İngilizce versiyonundan çok daha güzel. Zaten dinlerken parçanın Sırpça yazılıp sonradan yarışmada seslendirilmek üzere İngilizceye çevrildiğini anlayabiliyorsunuz. Sırpçası daha kafiyeli, daha oturaklı.</p>
<p><object width="425" height="344" data="http://www.youtube.com/v/K-pKZ8IrTxs&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/K-pKZ8IrTxs&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p><object width="425" height="344" data="http://www.youtube.com/v/2CGLgNYR_vQ&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/2CGLgNYR_vQ&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p><object width="425" height="344" data="http://www.youtube.com/v/oI3oJzqTCDI&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash"><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/oI3oJzqTCDI&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/evrensel-muzik-anlayisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Eurovision Politikamız</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/eurovision-politikamiz.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/eurovision-politikamiz.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Dec 2008 01:51:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Ajda Pekkan]]></category>
		<category><![CDATA[Athena]]></category>
		<category><![CDATA[Demir Demirkan]]></category>
		<category><![CDATA[Diday Dida Day]]></category>
		<category><![CDATA[Dinle]]></category>
		<category><![CDATA[Eurovision]]></category>
		<category><![CDATA[Everyway That I Can]]></category>
		<category><![CDATA[Hadise]]></category>
		<category><![CDATA[Halley]]></category>
		<category><![CDATA[Mor ve Ötesi]]></category>
		<category><![CDATA[Nocturne]]></category>
		<category><![CDATA[Opera]]></category>
		<category><![CDATA[Petrol]]></category>
		<category><![CDATA[Rimi Rimi Ley]]></category>
		<category><![CDATA[Şebnem Paker]]></category>
		<category><![CDATA[Secret garden]]></category>
		<category><![CDATA[Semiha Yankı]]></category>
		<category><![CDATA[Seninle Bir Dakika]]></category>
		<category><![CDATA[Sertab Erener]]></category>
		<category><![CDATA[Sufi Sufi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=77</guid>
		<description><![CDATA[Pek çok kişi artık Eurovision şarkı yarışmasına bir şarkı yarışması olarak bakmıyor. Nedeni ise işin içine siyasetin, dinin ve ikili ülke ilişkilerinin karışmış olması. Müzik ise en sonda geliyor. Gerçi son iki yıldır bu tür şeylerin önüne geçmek için yarışma kurallarında ve oylama sisteminde bazı değişikliklere gidildi ama bu ne kadar etkili oldu tartışılır.
Yıllardan beri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 208px"><img class=" " title="Eurovision Logo" src="http://blogs.manchestereveningnews.co.uk/the_urban_warrior/eurovision.jpg" alt="Eurovision Logo" width="198" height="154" /><p class="wp-caption-text">Eurovision Logo</p></div>
<p>Pek çok kişi artık Eurovision şarkı yarışmasına bir şarkı yarışması olarak bakmıyor. Nedeni ise işin içine siyasetin, dinin ve ikili ülke ilişkilerinin karışmış olması. Müzik ise en sonda geliyor. Gerçi son iki yıldır bu tür şeylerin önüne geçmek için yarışma kurallarında ve oylama sisteminde bazı değişikliklere gidildi ama bu ne kadar etkili oldu tartışılır.</p>
<p>Yıllardan beri Eurovision’a katılırız. Hatta son 7-8 yılın dışında hiç esamemiz okunmamıştır. Peki bu son 7-8 yıl içinde bize oy veren diğer ülkelerle siyaset, din ve karşılıklı ilişkilerimizde bir farklılık mı oldu ki şarkılarımız tutmaya başladı. Hayır. Önemli nokta şu ki: Gerçekten iyi ve samimi bir şarkıyla yarışmaya katılırsanız yukarıda bahsettiğim bütün bu siyaset, din gibi konular bir tarafa bırakılıyor. Aslında bunca yıldır Eurovision’ı son sıralarda bitirmemizin en önemli sebebi “samimi” bir şarkı yapamayışımızdan kaynaklanıyor. Yıllar boyunca yaptığımız şarkılara bir bakar mısınız? Sanki Avrupalıya yalakalık yapmak için yazılmış parçalar. Önce bir şarkı isimlerine bakalım: “Petrol”, “Opera”, “Halley”, &#8220;Superstar&#8221;… Hemen fark ettiniz aslında olayı. Dikkat ederseniz şarkı isimlerimiz hem Türkçe’de hem de İngilizce’de aynı anlamı taşıyorlar. Yani sözlerimiz Türkçe olsa bile yalakalık uğruna isimler iki dile de hitap ediyor. Ama sadece bu kadarla kalmıyor bu iş. “Sufi sufi”, “Diday Diday Day”, “Rimi Rimi Ley”… Ya bu isimlere ne demeli? Hiçbir anlamı olmayan kelimeler grubu. Bunlarda da asıl amaç yabancı otoritelerin kulaklarına hitap edebilmek. Ama adam buna bakar mı? Baksa bile bu tip isimleri taşıyan parçalar otoriteler üzerinde nasıl samimi bir etki yaratabilir? 1995 yılında birinci olan Secret Garden’ın Nocturne adlı parçasının enstrümantal bir parça olduğunu da hatırlatırım.</p>
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 209px"><img class="  " title="Kenan Doğulu" src="http://img.mynet.com/ha2/eurovision_final4.jpg" alt="Sertab 2003" width="199" height="159" /><p class="wp-caption-text">Kenan Doğulu</p></div>
<p>Ne zaman biraz kendi enstrümanlarımızı kullanıp kendi kültürümüzden bir şeyler kattık, olay o tarihten itibaren biraz değişir gibi oldu. 1997’de Şebnem Paker’in “Dinle” isimli bağlamalı davullu darbukalı parçası 3.lüğü almıştı. Değişir gibi oldu diyorum çünkü biz hala kendi müziğimizi yaptığımızda Avrupalı tarafından daha çok kabul göreceğini fark edememiştik. 2003 yılına kadar yine abuk subuk parçalarla katıldık Eurovision’a. Ta ki 2003 yılında Amerika’da müzik eğitimi almış ve gerçekten tabir yerindeyse “bu işi yalayıp yutmuş” biri olan Demir Demirkan çıkana kadar. İçinde bizim enstrümanlarımız ve bize ait bir oryantalizm bulunan, İngilizce sözlerle mükemmel sentezlenmiş “Everyway That I Can”. Bir de Sertab Erener gibi kaliteli bir sanatçı tarafından seslendirilince bu parçanın 1. olması nerdeyse kaçınılmazdı. Hatta Kıbrıs Rum Kesimi’nin bile bize 12 puan vermesi yukarıda bahsettiğim siyaset ve dini ilişkilerin samimi bir parça karşısında bir anda unutulduğu anlamına geliyor.</p>
<p>Daha sonraki yıllarda artık bu işi kavradığımızı görüyoruz. En azından yapılan parçalarda artık kendimize ait bir şeyler, bir oryantallik var. Tarafsız bir gözle bakıldığı zaman Türkiye’nin yaptığı parçaları diğer ülkelerin arasında çok rahat bir şekilde ayırt edebiliyoruz artık. Umarım bu politika böyle devam eder. Çünkü ne varsa kendi müziğimizde kendi enstrümanlarımız da var. Hoş bu sene Hadise katılacakmış. Şarkıyı şimdiden çok merak ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/eurovision-politikamiz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
