<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MemoBlog &#187; İzmir</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetperdeci.com/tag/izmir/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetperdeci.com</link>
	<description>Kişisel Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 14:39:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Kordon&#8217;da Otlama Sezonunu Açtım</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/kordonda-otlama-sezonunu-actim.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/kordonda-otlama-sezonunu-actim.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 03 May 2010 21:01:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Çimler]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=779</guid>
		<description><![CDATA[16 Nisan Cuma günü fabrikadaki arkadaşlarla Kordon&#8217;da müzik ve midye eşliğinde kafaları çektik. Hava mükemmel derecede güzeldi. Tabi aynı şekilde muhabbette&#8230; Havanın güzel olmasını ve tabi ki Cuma olmasını fırsat bilen bir sürü İzmirli vatandaş Kordon&#8217;a gelmiş ve bizimle birlikte çimlerde otlama sezonunu açmıştı. İşte bu geceden bir kaç fotoğraf.
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp mceIEcenter" style="text-align: left;">16 Nisan Cuma günü fabrikadaki arkadaşlarla Kordon&#8217;da müzik ve midye eşliğinde kafaları çektik. Hava mükemmel derecede güzeldi. Tabi aynı şekilde muhabbette&#8230; Havanın güzel olmasını ve tabi ki Cuma olmasını fırsat bilen bir sürü İzmirli vatandaş Kordon&#8217;a gelmiş ve bizimle birlikte çimlerde otlama sezonunu açmıştı. İşte bu geceden bir kaç fotoğraf.</div>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img220.imageshack.us/img220/4739/01ozzyfero.jpg" src="http://img220.imageshack.us/img220/4739/01ozzyfero.jpg" alt="Saldırın Midyeye" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Saldırın Midyeye</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img215.imageshack.us/img215/3661/02memonihomidye.jpg" src="http://img215.imageshack.us/img215/3661/02memonihomidye.jpg" alt="Müzik ve Midye Dolma" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Müzik ve Midye Dolma</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img690.imageshack.us/img690/1978/03ozzymidye.jpg" src="http://img690.imageshack.us/img690/1978/03ozzymidye.jpg" alt="Kuşbakışı Midye" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Kuşbakışı Midye</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img220.imageshack.us/img220/2690/04midye.jpg" src="http://img220.imageshack.us/img220/2690/04midye.jpg" alt="Midye Dolmaaa" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Midye Dolmaaa</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img215.imageshack.us/img215/5884/05komple.jpg" src="http://img215.imageshack.us/img215/5884/05komple.jpg" alt="Kompile Biz" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Kompile Biz</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img62.imageshack.us/img62/5957/06feroardaozzy.jpg" src="http://img62.imageshack.us/img62/5957/06feroardaozzy.jpg" alt="Fero Arda Ozzy" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Fero Arda Ozzy</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img62.imageshack.us/img62/4554/07memo.jpg" src="http://img62.imageshack.us/img62/4554/07memo.jpg" alt="Memo" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Memo</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img641.imageshack.us/img641/8094/08light.jpg" src="http://img641.imageshack.us/img641/8094/08light.jpg" alt="Light :)" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Light <img src='http://www.mehmetperdeci.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img220.imageshack.us/img220/1291/09memo.jpg" src="http://img220.imageshack.us/img220/1291/09memo.jpg" alt="Memo" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Memo</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img405.imageshack.us/img405/6130/10ozzyfero.jpg" src="http://img405.imageshack.us/img405/6130/10ozzyfero.jpg" alt="Midye Hatırası" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Midye Hatırası</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 510px"><img title="http://img163.imageshack.us/img163/2000/11ferhan.jpg" src="http://img163.imageshack.us/img163/2000/11ferhan.jpg" alt="Fero" width="500" height="375" /><p class="wp-caption-text">Fero</p></div>
<p> </p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 385px"><img title="http://img405.imageshack.us/img405/1876/12arda.jpg" src="http://img405.imageshack.us/img405/1876/12arda.jpg" alt="Arda" width="375" height="500" /><p class="wp-caption-text">Arda</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/kordonda-otlama-sezonunu-actim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Geçtiğimiz Haftalarda&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/gectigimiz-haftalarda.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/gectigimiz-haftalarda.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 21:29:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Bira]]></category>
		<category><![CDATA[Bornova]]></category>
		<category><![CDATA[Bostanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Fasıl]]></category>
		<category><![CDATA[İçki]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Kumru]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Rakı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[Aslında bu yazıyı daha önce yazacaktım fakat o geceye dair çoğu şeyi yavaş yavaş hatırladığımdan dolayı biraz beklemeyi seçtim. Neden yavaş yavaş hatırladığımı sorarsanız yazımın ilerleyen kısımlarında bunu kolaylıkla anlayabilirsiniz.
Arkadaşımız Bilal’in fabrikamızdan ayrılıp Pınar Sütte işe başlayacak olmasından ötürü kendisine veda yemeği tadında bir gece düzenledik. Mekan olarak da benim de ilk defa gittiğim bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bu yazıyı daha önce yazacaktım fakat o geceye dair çoğu şeyi yavaş yavaş hatırladığımdan dolayı biraz beklemeyi seçtim. Neden yavaş yavaş hatırladığımı sorarsanız yazımın ilerleyen kısımlarında bunu kolaylıkla anlayabilirsiniz.</p>
<p>Arkadaşımız Bilal’in fabrikamızdan ayrılıp Pınar Sütte işe başlayacak olmasından ötürü kendisine veda yemeği tadında bir gece düzenledik. Mekan olarak da benim de ilk defa gittiğim bir mekan seçildi. Şu anda adını hatırlayamıyorum ama canlı fasıl eşliğinde çok güzel bir gece oldu. Muhabbette had safhadaydı. Fabrikada konuşamadığımız pek çok konu alkolün de etkisiyle havalarda uçuştu. Her ne kadar bazı arkadaşlar iş konuşulmasını istemese de, ister istemez ortak noktamız olan iş konuşulmadan olmuyordu.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Toplu Foto 1" src="http://img130.imageshack.us/img130/1636/001xu.jpg" alt="Toplu Foto 1" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Toplu Foto 1</p></div>
<p>Mekana vardığımızda saat yedi buçuk civarıydı. Yanlış hatırlamıyorsam saat bir sularında kalktık. Vedalaştıktan sonra geriye kalan ve aralarında benimde bulunduğum üç kişi geceyi ve dolayısıyla alkolü devam ettirmek adına başka bir mekana geçtik. Tam hatırlayamamakla birlikte Bornova’nın arka sokaklarında bar tadında bir yerdi. İçerde hatunlar, gayet loş bir ortam ve bed sesli bir şarkıcı. Başka nasıl tarif edeyim? Göt kadar bir yer. Hemen biralar geldi tabi. Bende zaten kopmak üzere olan film en son olarak bunları kaydettikten sonra kopmuş olmalı ki gecenin daha da ilerleyen saatlerine kadar olan belli bir kısmı hatırlayamıyorum.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Toplu Foto 2" src="http://img190.imageshack.us/img190/7287/002bi.jpg" alt="Toplu Foto 2" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Toplu Foto 2</p></div>
<p>Sonra bir anda kendimi Bostanlı’da kumrucuda buldum. Sayımız ikiye inmişti. Arkadaşın kumru almak için arabadan indiğini hatırlıyorum fakat geri dönüp dönmediğini hatırlamıyorum. Anlayacağınız film arada kopup kopup geri geliyor. Sonra bir yerde denize karşı oturuyoruz. Hava buz gibi ve yağmur yağıyor. Saatten haberim yok. En son arkadaşı Karşıyaka Çarşı’da arabadan indirmeye çalışırken hatırlıyorum. Evi oradaydı. Eve nasıl gelip yattığım da bir muamma.</p>
<p>Sabah uyanıyorum. Sabah dediğime bakmayın saat öğleden sonra dört civarıymış. Acayip susamış bir şekilde ve elim saati öğrenmek için başucumda duran cep telefonuna uzanıyor. Bir de ne göreyim? 20 küsür cevapsız arama. Arıyorum hemen numarayı. Bizim arkadaş. “Abi ne yaptık biz dün gece ya? Çok pis içtik”. “Evet” falan diyorum. Arkadaş bombayı sonra patlatıyor. “Abi, biz kumru mu aldık gece? Kumrucu bilmemkimin poşeti var evde”. “Galiba” diyorum. “Peki yedik mi?” diyor. “Bilmiyorum ki” diyorum. “Benim kredi kartı yok, orada bırakmış olmalıyım” diyor. Bende daha öncesinde gittiğimiz mekanı hatırlatmaya çalışıyorum kendisine. Belki orada kalmıştır diye. Ama adam hiç bir şey hatırlamıyor. O benden de kötü yani. Velhasıl bulunamayınca kartı askıya alıyor.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Toplu Foto 3" src="http://img205.imageshack.us/img205/5298/003zob.jpg" alt="Toplu Foto 3" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Toplu Foto 3</p></div>
<p>Neyse güzel başlayan gece güzel bir şekilde sonuçlandı. Abarttık mı? Evet, bence biraz abarttık. Kendi adıma konuşacak olursam 6 duble rakı ve üzerine 2-3 şişe bira ve hala hayattayım. Bu arada fasıl olan mekandaki yemekler ve mezeler de bir harikaydı.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 347px"><img title="En Kaliteli Kaliteciler" src="http://img519.imageshack.us/img519/3810/005ey.jpg" alt="En Kaliteli Kaliteciler" width="337" height="449" /><p class="wp-caption-text">En Kaliteli Kaliteciler</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/gectigimiz-haftalarda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Serkan Aktaş</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/serkan_aktas.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/serkan_aktas.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 07 Nov 2009 22:01:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Amiga]]></category>
		<category><![CDATA[Anneler Günü]]></category>
		<category><![CDATA[Commodore 64]]></category>
		<category><![CDATA[Hepsi Hepsi Hayat Nasıl Olsa]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmit]]></category>
		<category><![CDATA[Kan Kanseri]]></category>
		<category><![CDATA[Metallica]]></category>
		<category><![CDATA[Revolver]]></category>
		<category><![CDATA[Serkan Aktaş]]></category>
		<category><![CDATA[TCDD]]></category>
		<category><![CDATA[Zardanadam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=607</guid>
		<description><![CDATA[Bu çocuğu size nasıl anlatsam bilemiyorum. Herhalde kendisi hiperaktifliğin son noktasıydı. Hayatımda tanıdığım en hiperaktif arkadaşımdı. 8 – 9 yaşlarındaydık. Ne zaman onlara gece oturmasına gitsek ya da onlar bize gelseler acayip atraksiyonlara girişirdik. Onun kadar olmasa bile bende ona ayak uydurmaya çalışırdım çoğu zaman. Ama kendisinin dolabın üzerine çıkıp oradan koltuğa balıklama atlayışını yapmaya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu çocuğu size nasıl anlatsam bilemiyorum. Herhalde kendisi hiperaktifliğin son noktasıydı. Hayatımda tanıdığım en hiperaktif arkadaşımdı. 8 – 9 yaşlarındaydık. Ne zaman onlara gece oturmasına gitsek ya da onlar bize gelseler acayip atraksiyonlara girişirdik. Onun kadar olmasa bile bende ona ayak uydurmaya çalışırdım çoğu zaman. Ama kendisinin dolabın üzerine çıkıp oradan koltuğa balıklama atlayışını yapmaya bir türlü cesaret edemedim.</p>
<p>İlerleyen zamanlarda, yani ergenlik dönemlerimizin başlarında müziğe merak sardık. Metallica dinlemeye başladık. Elimize geçen kasetleri birbirimize kopyaladık. Hatta çoğu zaman aramızda “ben daha çok biliyorum, sen daha az biliyorsun” şeklinde çatışmalar da oldu. Müzik konusunda hep birbirimize bir üstünlük kurma çabasındaydık. Serkan bir org alarak benden bir adım öne geçmişti. Ama çaldığını hatırlamıyorum. Ne de olsa dinlediğimiz müzik türüyle kel alaka bir enstrümandı.</p>
<p>Müzik konusundaki üstünlük kurma çabalarımız, aynı şekilde Commodore 64 ve Amiga 500 arasında hangisinin daha iyi olduğu tartışmalarıyla devam etti. Benim Commodore’umun onun Amiga’sından daha iyi olduğunu savunurdum ben. Bunun doğru olmadığını bende biliyordum aslında. Ama onu kızdırmak hoşuma gidiyordu. Hatta çoğu zaman benim onla dalga geçtiğimi anlayıp gülerek bana saldırdığı bile oluyordu.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 360px"><img title="Serkan Aktaş" src="http://img5.imageshack.us/img5/9467/serko.jpg" alt="Serkan Aktaş" width="350" height="412" /><p class="wp-caption-text">Serkan Aktaş</p></div>
<p>Serkanla çok iyi arkadaştık. Kendisi futbolun “f”sinden anlamıyordu. Fakat buz gibi kış akşamlarında okul çıkışı kendisiyle teketek maçlar yapıyorduk. Soğuktan boğazımız yanana kadar. Ama ikimizde çok eğleniyorduk. Ben mahalledeki diğer arkadaşlarla maçlar yaparken, Serkan ise sadece benle teketek maç yapmak istiyordu. Bu bakımdan futbol konusunda ben daha iyiydim. (Şimdi fark ettim: Yıllar sonra bile hala ona bir üstünlük kurma çabasındayım gördüğünüz gibi)</p>
<p>Sonra biz İzmir’e taşındık ama arkadaşlığımız telefonla da olsa seyrek görüşmelerle devam ediyordu. Birkaç yıl sonra eski mahallemizi ziyaret için İzmit’e gittik. Gece tek başıma evlerine gittim ve kapıyı çaldım. Serkan beni görünce acayip şekilde mutlu olmuştu. Hemen eski mevzulara girdik tabi. Sanki en son daha dün görüşmüş gibiydik. Onların evine tekrar girdiğim anda eski çocukluk anılarım canlandı birden gözlerimde. Evlerinin çok farklı bir havası vardı. Gecenin ilerleyen saatlerinde dışarı çıktık. Hava yine buz gibiydi. Yürümeye başladık. Bir taraftan da ona İzmir’i anlatıyordum. Sonra Serkan bir garip oldu. Onca yıldır tanıyordum ama ilk defa böyle bir şeye şahit olmuştum. Adam kaşınıyordu. Vücudunun ön tarafını var gücüyle kaşıyordu. Montunun önünü açıp kazağını sıyırmasıyla birlikte göğsünün kıpkırmızı kabarcıklarla dolduğunu gördüm. Kendini gerçekten kötü hissediyor olacak ki eve gitmek ve yatmak istediğini söyledi. Bende korktuğum için bunun doğru olacağını düşündüm.</p>
<p>Tekrar İzmir’e döndük. Telefonla olan konuşmalarımız devam etti. Hatta telefonda bile birbirimize aldığımız gitarların markalarını söylüyor, yine bir yarış içine giriyorduk. Yaşlar 20’ye yaklaşınca mesafenin de uzak olmasından dolayı kopmaya başladık. Ne kadar konuşmasak da sürekli olarak eskiye dair defterler açıldığında Serkan Aktaş ismini telaffuz ediyordum. Çünkü hayatımda önemli bir yeri vardı. Hatta zaman zaman onların evinde kasete kaydettiğimiz konuşmaları dinleyip gülüyordum.</p>
<p>2003 yılının bir yaz ayında kendisiyle TCDD Akçay dinlenme tesislerinde karşılaştım. Saçlar gitmiş, ses kalınlaşmış, kulaklar küpeliydi. Ama davranış ve konuşma şekli aynıydı. Hiç hesapta olmayan bu karşılaşma beni çok mutlu etmişti. Bir ağaç dibine oturup eski defterleri açtık. Güldük eğlendik. O dönem ikimizde kendimizi müziğe vermiş durumdaydık. Serkan Zardanadam grubunda bas gitar çalıyordu. Ben ise kendi grubum Revolver’da çalıyordum. Güzel bir geceydi. Tekrar görüşme dilekleriyle ayrılırken bunun son görüşmemiz olduğunu bilmiyorduk ikimizde.</p>
<p>2005 yılının Anneler günüydü. Ben bir gün önce bir arkadaşımda kalmıştım ve gün bitmeden eve dönüp anneme aldığım hediyeyi ona vermek için acele ediyordum. Saat gece 10 civarı eve geldim. Hatta aceleden aldığım hediyeyi paket bile yaptıramamıştım. İçeri girip annemin yanına gittim. Hediyesini verdiğim anda ortamda bir gariplik olduğunu sezdim. Hüzünle sevinç aynı anda nasıl olur merak edenleriniz varsa eğer bende ilk orada gördüm bunu. Annem “Serkan ölmüş” dedi. Bir sessizlik oldu. Tanıdığım tek bir Serkan vardı. O anda onun olacağına ihtimal vermedim bile. Aradan geçen sessiz 10 saniyeden sonra “Hangi Serkan?” diye sorduğumu hatırlıyorum. Ne yazık ki tanıdığım tek Serkan’dı bahsi geçen Serkan. Serkan Aktaş. 24 yaşındaydı.</p>
<p>Duygularımı kolay kolay dışa vuran biri değilim. O anda da öyleydim. Gece yastığa kafamı koyup düşündüğümde bir türlü inanasım gelmiyordu Serkan’ın öldüğüne. Bu kadar hayat dolu bir insanın bir anda ölmesi ona yapılan bir haksızlıkmış gibi geliyor insana. Hani “Sen çok güldün, eğlendin. Gel bakalım artık bu tarafa.” gibi. Ama yapacak bir şey yoktu.</p>
<p>Serkan’la olan anılarımı yazmaya kalksam herhalde 15 – 20 sayfa yazarım. Birlikte o kadar çok zaman geçirdik ki. Kendisi kan kanseri teşhisi konulup hastaneye yattıktan bir ay sonra vefat etmiş. Bir anda yani… Bazen düşünürüm, yukarıda yazdığım vücudundaki kırmızı kabarcıklar acaba bir haberci miydi diye. Belki de üzerine düşmek gerekliydi. Neyse, yazıma Zardanadam grubunun Serkan için yazdığı “Hepsi Hepsi Hayat Nasıl Olsa” adlı parçasıyla son vereyim. Seni unutmayacağım Serkan.</p>
<p><object classid="clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000" width="425" height="344" codebase="http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/U8IHna3l7xE&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /><embed type="application/x-shockwave-flash" width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/v/U8IHna3l7xE&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" allowfullscreen="true" allowscriptaccess="always"></embed></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/serkan_aktas.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İzmir&#039;in Havası, İzmir&#039;in Kızları</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/izmirin-havasi-izmirin-kizlari.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/izmirin-havasi-izmirin-kizlari.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 23 Sep 2009 00:43:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir'in Kızları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir’in havasına ve kızına güven olmaz]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>
		<category><![CDATA[Trans]]></category>
		<category><![CDATA[Travesti]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=527</guid>
		<description><![CDATA[Bu sözü kesinlikle daha önce bir yerlerden duymuşsunuzdur. “İzmir’in havasına ve kızına güven olmaz” diye. Ne yazık ki çok doğru. Şimdi bu yazıyı okuyan İzmirli kızlar “Hiç öyle değil” falan diyeceklerdir içlerinden. Kusura bakmayın kızlar. Türkiye’nin en güzel kızlarının İzmir’den çıktığı ne kadar gerçekse İzmir kızlarına güvenilmemesi gerektiği de o kadar gerçek. Darılmaca yok şimdi. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu sözü kesinlikle daha önce bir yerlerden duymuşsunuzdur. “İzmir’in havasına ve kızına güven olmaz” diye. Ne yazık ki çok doğru. Şimdi bu yazıyı okuyan İzmirli kızlar “Hiç öyle değil” falan diyeceklerdir içlerinden. Kusura bakmayın kızlar. Türkiye’nin en güzel kızlarının İzmir’den çıktığı ne kadar gerçekse İzmir kızlarına güvenilmemesi gerektiği de o kadar gerçek. Darılmaca yok şimdi. Gereksiz bir havaya kapılmışsınız hepiniz.</p>
<p>Bir de bu İzmir memleketinde sonbahar ve ilkbahar diye mevsim yok. Hava sıcaklığı 30 dereceden bir anda 10 dereceye iniveriyor. Kaldınız mı tişörtle soğuğun altında anlarsınız dediklerimi. Biraz önce Kordondaydık ve aslında bu yazıyı yazmamda hem bu soğuğun iliklerde hissedilmesi hem de eski duygusal mevzuların tozlu raflardan indirilip tekrar gündeme getirilmesinin de payı büyük oldu. Ah İzmir kızları…</p>
<p>Bir de travesti sezonunun açıldığını fark ettim. Havaların serinlemesi, okulların açılması ve turistik beldelerin boşalmaya başlamasıyla birlikte translarda şehre geri dönüş yaptılar. Kordonda kıçımız donmuş vaziyette ilerlerken transları öyle yarı çıplak görünce insan daha bir donuyor. Konu konuyu açıyor fakat onların durumuna da acıyorum hani. İnsan görünce üzülüyor. Ama herkes üzülmüyor tabi. Bazı angut  hemcinslerimiz de var.</p>
<p>Neyse havadan, sudan, İzmir’den ve translardan bahsettiğim bugünkü yazım burada sona eriyor. Yapımda ve yayında emeği geçen herkes adına spikeriniz ben, hepinize mutlu bir gün diliyorum. Esen kalın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/izmirin-havasi-izmirin-kizlari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>8</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>17 Ağustos 1999</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/17-agustos-1999.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/17-agustos-1999.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 Aug 2009 00:55:35 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[17 Ağustos 1999]]></category>
		<category><![CDATA[Adapazarı]]></category>
		<category><![CDATA[Derince]]></category>
		<category><![CDATA[Gölcük]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[İzmit]]></category>
		<category><![CDATA[TGRT]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=429</guid>
		<description><![CDATA[Bugün şu saatler itibariyle büyük depremin tam onuncu yılı. Bu satırları yazarken on yıl önce bu saatlerde neler yaşadığım bir defa daha canlanıyor gözümde. İzmir&#8217;in bunaltıcı yaz sıcağında televizyon seyrediyordum. Sonra bir sallantı hissettim. Uzaktan kumanda hemen yanımda olduğu için İzmir kanallarını açtım. Belki canlı yayın yapan bir kanal vardır da programdakiler deprem olunca nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün şu saatler itibariyle büyük depremin tam onuncu yılı. Bu satırları yazarken on yıl önce bu saatlerde neler yaşadığım bir defa daha canlanıyor gözümde. İzmir&#8217;in bunaltıcı yaz sıcağında televizyon seyrediyordum. Sonra bir sallantı hissettim. Uzaktan kumanda hemen yanımda olduğu için İzmir kanallarını açtım. Belki canlı yayın yapan bir kanal vardır da programdakiler deprem olunca nasıl davranacaklar onu merak ettim. Evet depremin İzmir&#8217;de olduğunu düşünmüştüm çünkü buralarda o kadar sık deprem olur ki&#8230; Ama bu arada sallantı azar azar devam ediyordu. Sonra annemler uyandılar. Bu arada camlar, kapılar açık dışardan arabaların alarm sesleri geliyor. Ama bizde yine panik yok, İzmir kanallarını dolaşmaya devam ediyoruz.</p>
<p>Aradan on dakika geçti geçmedi. TGRT&#8217;de bir bayan sunucu telaş içinde birşeyler geveliyordu. Biraz kulak verince olayın büyüklüğünü anlamaya başlayacağımız o cümleyi söyledi : &#8220;Adapazarı ve İzmit&#8217;ten haber alamıyoruz&#8221;. Belki de çaresizliği en iyi şekilde anlatıyordu bu sözcükler. Çünkü bir televizyon kanalı düşünün ki izleyicilerine &#8220;haber alamıyoruz&#8221;u verebileceği en iyi haber olarak sunan.</p>
<p>Biz 14 yıl boyunca İzmit&#8217;in Derince Belediyesi&#8217;nde oturduk. Burası depremin en çok vurduğu yerlerin başında geliyor ve tüm eski komşularımız, arkadaşlarımız halen orada oturuyorardı. Kimsenin inanamayacağı bir şekilde depremden yaklaşık 20 dakika sonra orada oturan eski komşumuza telefonla ulaştık. Söylediği kelimelere inanabilmek gerçekten zordu. Binaların yıkıldığını, elektriklerin kesildiğini söylüyordu. Bu arada İzmir&#8217;de olmamıza rağmen gözümüz oturma odamızın avizesindeydi. Çünkü sürekli bir sallanma durumu vardı. 500 km. uzaktaki bir depremin ve artçı sarsıntılarının İzmir&#8217;den bile hissedilmesi hiç iyiye alamet değildi.</p>
<p>O gece ailece hiç uyumadık. Sürekli kanal değiştirip en son haberleri öğrenmeye çalışıyorduk. İlk defa o gün kabusun güneşli bir yaz sabahında da olabileceğini anladım. Hava aydınlanmıştı fakat televizyondaki görüntüler eve giren güneş ışığını adeta karartmıştı. 17 Ağustos depremi deyince aklıma ilk gelen, camdan odaya vuran güneş ışığı ve televizyondaki enkaz görüntüleri olur hep.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/17-agustos-1999.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yorgun, Bitkin, Ölgün</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/yorgun-bitkin-olgun.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/yorgun-bitkin-olgun.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 14 Aug 2009 18:15:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediyesi]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara İl Jandarma Komutanlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Askerlik]]></category>
		<category><![CDATA[Derince]]></category>
		<category><![CDATA[Freddy'nin Kabusları]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>
		<category><![CDATA[Need For Speed]]></category>
		<category><![CDATA[TCDD Lojmanları]]></category>
		<category><![CDATA[Trafik]]></category>
		<category><![CDATA[Turkcell]]></category>
		<category><![CDATA[Urla]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=425</guid>
		<description><![CDATA[Evet efendim dün akşam saatleri itibariyle Ankara’dan döndüm. Aslında dün bir şeyler yazacaktım fakat o kadar yorgundum ki elim ayağım tutmuyordu. Hatta Derince TCDD Lojmanlarından komşumuz olan Mete abim iş için bir günlüğüne İzmir’e gelmiş, daha kapıdan içeri girerken beni aradı “Kordondayım gel bira ısmarlayayım” diye, ona bile hayır demek zorunda kaldım. Malum, iki günde [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp">Evet efendim dün akşam saatleri itibariyle Ankara’dan döndüm. Aslında dün bir şeyler yazacaktım fakat o kadar yorgundum ki elim ayağım tutmuyordu. Hatta Derince TCDD Lojmanlarından komşumuz olan Mete abim iş için bir günlüğüne İzmir’e gelmiş, daha kapıdan içeri girerken beni aradı “Kordondayım gel bira ısmarlayayım” diye, ona bile hayır demek zorunda kaldım. Malum, iki günde yirmi saate yakın araba kullanınca insanın bu hale gelmesi normal. Aslında sadece yol değil, bir de Ankara’nın içinde araba kullanınca bu yorgunluğun etkisi daha da artıyor.</div>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 560px"><img title="Giriş 1" src="http://img12.imageshack.us/img12/3503/001act.jpg" alt="Giriş 1" width="550" height="413" /><p class="wp-caption-text">Giriş 1</p></div>
<p>Ankara trafiği demişken; o nedir be abi? Hayatımda gördüğüm en rezil trafik. İstanbul trafiği Ankara trafiğinin rezillik bakımından yanına bile yaklaşamaz. Şehir içi ortalama hız 120 km. Herkes cambaz olmuş. Adamlar üç şeritli yolda sanki Need For Speed oynar gibiler. Sağdan bir araba çıkar, en sol şeride atlar, soldaki üç şerit geçip zınk diye yolun sağında durur. Ankara Büyükşehir Belediyesi de o yolları ne güzel yapmış. İzmir’de on dakika içinde gittiğiniz mesafeyi Ankara’nın karışık ve arapsaçı yollarında yarım saatte alıyorsunuz. Bu nedir yahu? Dolan dolan bir türlü gideceğiniz yere varamıyorsunuz Fredy’nin Kabusları’ndaki gibi. Tabelalar desen göt kadar. Hem de yol ayrımının tam başladığı yerde. Şunu biraz ayrımdan önceye koy da şoförler ona göre yollarını ayarlasınlar.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 560px"><img title="Giriş 2" src="http://img16.imageshack.us/img16/3797/002qyv.jpg" alt="Giriş 2" width="550" height="413" /><p class="wp-caption-text">Giriş 2</p></div>
<p>Neyse. Kardeşimi birliğine teslim ettik. Ankara İl Jandarma Komutanlığı. Kapıda kalabalık vardı tabi. Ama aileler çoğunluktaydı. Çok da beklemedik. Yine kapıda bir sürü işgüzar asker. Yok “orada durmayın”, yok “şurayı geçmeyin”, yok “fotoğraf çekmeyin”.  Gerçi onlarda kendilerine söyleneni yapıyorlar ama insanlar tabi ki fotoğraf çekecekler. Herkesin başına hayatında bir defa gelen bir şey bu. Kayıt altına almadan olur mu? Anlayacağınız saçmalıklar daha kapıdan başlıyor. Kendisinden aldığımız ilk haberlerde kaldığı yerin beş yıldızlı bir otel gibi olduğunu öğrendik. Ayrıca bugün itibariyle ilk eğitimine çıkmış. Botu çok vuruyormuş ve ayağının her yeri acıyormuş. Eziyetten başka bir şey değil anlayacağınız şu askerlik.</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 560px"><img title="Ankara" src="http://img25.imageshack.us/img25/3025/004coe.jpg" alt="Ankara" width="550" height="413" /><p class="wp-caption-text">Ankara</p></div>
<p>O gece bir akrabamızda kaldık. Tabi yorulduk. İnsan yorgun olmaya görsün bir. İçinden hiçbir şey yapmak gelmiyor. Ayrıca Ankara’nın havasından da bahsetmeden olmaz. Ne kadar güzel bir havadır. Sabah serin, akşam serin. Gerçi giderken yol boyunca Afyon, Uşak, her yer serindi. İzmir neden böyle değil?</p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 560px"><img title="Ankara 2" src="http://img16.imageshack.us/img16/4978/003riy.jpg" alt="Ankara 2" width="550" height="413" /><p class="wp-caption-text">Ankara 2</p></div>
<p>Bu arada kardeşimi Ankara’ya götürmeden bir gece önce &#8220;Turkcell sponsorluğunda <img src='http://www.mehmetperdeci.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> &#8221; kendisinin şerefine Urla’da bir yemek verildi. Gece geç vakitte eve dönerken de çevirmeye yakalandım. 45 promil çıktı. 5 promille kaçırdım yani. Olsun artık önümüzdeki çevirmelerde aşmaya çalışacağız <img src='http://www.mehmetperdeci.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<div class="wp-caption alignnone" style="width: 560px"><img title="Alinin şerefine verilen yemek" src="http://img25.imageshack.us/img25/2349/005fof.jpg" alt="Alinin şerefine verilen yemek" width="550" height="413" /><p class="wp-caption-text">Ali&#39;nin şerefine verilen yemek</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/yorgun-bitkin-olgun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Havacılık ve Akrobasi</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/havacilik-ve-akrobasi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/havacilik-ve-akrobasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Jun 2009 00:57:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Havacılık]]></category>
		<category><![CDATA[Aermacchi]]></category>
		<category><![CDATA[Alsancak]]></category>
		<category><![CDATA[Blue Angels]]></category>
		<category><![CDATA[Concorde]]></category>
		<category><![CDATA[Frecce Tricolori]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Kırmızı Oklar]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>
		<category><![CDATA[Mavi Melekler]]></category>
		<category><![CDATA[Ramstein]]></category>
		<category><![CDATA[Red Arrows]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Yıldızları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=276</guid>
		<description><![CDATA[Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 90. yılıydı 2001 yılında. Bu vesileyle de dünyanın en ünlü hava akrobasi takımları İzmir’e gösteri yapmaya gelmişlerdi. Yanılmıyorsam Haziran ayıydı. O zamanlar Kordon’da bir şirkette çalışıyordum ve gösteriler Kordon’da yapılacaktı. Türk Yıldızları’nın yanı sıra İtalyanların ünlü akrobasi takımı “Frecce Tricolori” ve İngiliz Kraliyet Akrobasi Takımı “Red Arrows” da bu etkinlikte yer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><img title="Red Arrows ve Önlerinde Concorde" src="http://img193.imageshack.us/img193/7307/concorder.jpg" alt="Red Arrows ve Önlerinde Concorde" width="300" height="193" /><p class="wp-caption-text">Red Arrows ve Önlerinde Concorde</p></div>
<p>Türk Hava Kuvvetleri’nin kuruluşunun 90. yılıydı 2001 yılında. Bu vesileyle de dünyanın en ünlü hava akrobasi takımları İzmir’e gösteri yapmaya gelmişlerdi. Yanılmıyorsam Haziran ayıydı. O zamanlar Kordon’da bir şirkette çalışıyordum ve gösteriler Kordon’da yapılacaktı. Türk Yıldızları’nın yanı sıra İtalyanların ünlü akrobasi takımı “Frecce Tricolori” ve İngiliz Kraliyet Akrobasi Takımı “Red Arrows” da bu etkinlikte yer alacaktı.</p>
<p>Herkesin mayışmış bir şekilde mesai saatinin dolmasını beklediği bir anda şirket binası büyük bir uğultuyla sallandı. Herkes pencerelere… Kısa bir telaşın ardından bunun gösteri olduğunu anladık. Camdan kafamı Bayraklı istikametine doğru çevirdiğim anda Frecce Tricolori gösteri ekibine ait bir Aermacchi MB-339’un tam üzerimize doğru geldiğini gördüm. Uçak son sürat renkli dumanlar çıkara çıkara binaya doğru tam karşıdan yaklaşıyordu. Binaya sadece metreler kala pilot ani bir manevrayla uçağı Alsancak vapur iskelesi istikametine doğru çevirdi. Ama o anda bizim camlar indi inecek sanki. Baktık olmayacak patrondan zorla izin alarak aşağıya indik. Süper bir gösteriydi. Aynı şirkette çalıştığımız İtalyan uyruklu arkadaşım Bruno’nun gaza gelip “İşte bizimkiler !!” diye bağırıp sağa sola koşması da ilginç olmuştu. Daha sonra Türk Yıldızları ve Red Arrows da mükemmel gösteriler sundular bizlere. Hadi Türk Yıldızları’nı biraz biliyorduk. Ama Red Arrows’un tam dokuz uçakla havaya dumandan kalp çizip, içinden de bir ok geçirmesi Kordon’da bulunan kalabalığın acayip hoşuna gitmişti. O zaman anladım ki bu akrobasi gösterilerini canlı olarak izlemenin tadı başka oluyor.</p>
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><img title="Frecce Tricolori" src="http://img191.imageshack.us/img191/8806/frecce.jpg" alt="Frecce Tricolori" width="300" height="193" /><p class="wp-caption-text">Frecce Tricolori</p></div>
<p>Aslında benim en çok izlemek istediğim takım, şu anda dünyadaki bilinen en ünlü akrobasi takımı olan Amerikan Deniz Kuvvetleri’ne ait “Blue Angels” yani Mavi Melekler. Blue Angels diğer akrobasi takımlarına göre daha sıra dışı bir takım. Yaptıkları akrobatik hareketler hep kendilerine özgü ve kimsenin kolay kolay yapmaya cesaret edemeyeceği türden.</p>
<p><object width="480" height="385" data="http://www.youtube.com/v/nM_ZB7jqxz8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/nM_ZB7jqxz8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p>Tabi kazaları da unutmamak gerek. Hatırladığım en büyük kaza 1988 yılında Almanya’nın Ramstein Hava Üssünde yapılan gösteriler sırasında olmuştu. İtalyan ekibi Frecce Tricolori’ye ait üç uçak, 300.000 kişinin izlediği gösteri sırasında havada çarpışmışlardı. Bu kazada 3 pilot ve 67 izleyici hayatını kaybetmiş, 350 civarında izleyici ise ciddi şekilde yaralanmıştı. Tabi işin adı akrobasi olunca kaza oranı ve ihtimali de çok yüksek oluyor.</p>
<p><object width="480" height="385" data="http://www.youtube.com/v/IH5uvog4rS4&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/IH5uvog4rS4&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;rel=0" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/havacilik-ve-akrobasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nazar Etme Ne Olur&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/nazar-etme-ne-olur.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/nazar-etme-ne-olur.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2009 16:01:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Siyaset - Politika]]></category>
		<category><![CDATA[AKP]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Taha Aksoy]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=141</guid>
		<description><![CDATA[Bugün mailime güzel ve bir o kadar da anlamlı bir resim ve bir yazı yollanmış. Seçimlerden sonra AKP&#8217;ye olan göndermelerin arasında benim gördüğüm en iyi iki tanesiydi bunlar. Tabi &#8220;keşke politika ve siyaset hep göndermelerden ibaret olsa&#8221; demekten alamıyor insan kendini. Ama ne yazık ki bunu bu hale getirenler de siyasetçilerin kendileri. Onların seviyesiz üslupları [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 320px"><img title="Avucunuzu Yaladığınızın Resmidir" src="http://img6.imageshack.us/img6/6296/izmir.jpg" alt="Avucunuzu Yaladığınızın Resmidir" width="310" height="234" /><p class="wp-caption-text">Avucunuzu Yaladığınızın Resmidir</p></div>
<p>Bugün mailime güzel ve bir o kadar da anlamlı bir resim ve bir yazı yollanmış. Seçimlerden sonra AKP&#8217;ye olan göndermelerin arasında benim gördüğüm en iyi iki tanesiydi bunlar. Tabi &#8220;keşke politika ve siyaset hep göndermelerden ibaret olsa&#8221; demekten alamıyor insan kendini. Ama ne yazık ki bunu bu hale getirenler de siyasetçilerin kendileri. Onların seviyesiz üslupları onları destekleyenlerin içinde bir kine dönüşüyor. Farkındalar mı yoksa değiller mi bilemem ama ortamı yatıştırmak yerine hep geriyorlar ve bu yarattıkları gerginlik üzerinden kazanç sağlıyorlar. Aynı ortamı germe taktiğini Davos&#8217;ta da uygulamadı mı bu zihniyet?</p>
<p>Sanırım bu 29 Mart seçimlerinde birileri bazı dersler çıkarmaları gerektiğini anlamışlardır. Bazı şeyleri dini istismar ederek elde edebilirsiniz. Ama bu da bir yere kadar. Halkın içinde bulunduğu zorluğu, dini kullanarak görmelerini engelleyemezsiniz. Çünkü insanlar gerçekten aç. Sizin halka verdiğiniz mesaj &#8220;dua edin bir gün olur&#8221; demekten başka birşey değil. O zaman siz ne iş yapıyorsunuz? Sizin bu devletin başında olarak yapmanız gerekenler neler? Sadece oy peşinde olduğunuz belli. Bu ülkenin refahı için yaptığınız, yapacağınız zerre kadar şey yok. Yaptığınız herşey kendi refahınız, sülalenizin refahı, cemaatinizin refahı için. Neyse çok sert yazdım. Asıl anlatmak istediğim bana gelen maillerdi, oraya yeniden döneyim.</p>
<p>Resimde de gördüğünüz gibi AKP yine bu seçimlerde İzmir&#8217;in Cumhuriyetine ne kadar bağlı bir şehir olduğunu bir kez daha anlamıştır. Ama bundan daha da önemlisi İzmir halkının birliğini anlamış olmaları. Siz İzmir&#8217;in ilçelerini ne kadar bölerseniz bölün, ne kadar çarparsanız çarpın sonuç yine sizin için hüsranla bitecektir. Gavur İzmir lafı çıktı bir defa ağızdan, bunun geri dönüşü var mı? Al sana gavur İzmir&#8230; AKP açısından da üzüldüğüm noktalar var tabi. Mesela bundan sonraki seçimlerde AKP İzmir için bir aday göstermesin. Çünkü bu aday mütemadiyen yine Taha Aksoy olacaktır ve mütemadiyen yine Aksoy seçilemeyecektir. O bakımdan ne AKP Aksoy&#8217;a, ne de Aksoy kendisine daha fazla zarar vermesin. Eğer bundan sonra İzmir için başka bir aday göstereceklerse de bu adayın da aday olmadan önce iyice düşünmesi en iyisi olacaktır. İzmirde 30 ilçenin 29&#8242;u CHP, 1 tanesi de DP. İnsan &#8220;nazar etme ne olur, düşün senin de olur&#8221; demekten kendini alamıyor. Ama nerde o düşünce?</p>
<p>Bana gelen ikinci mail ise fosforun insan zekasında ne kadar önemli bir rol oynadığı üzerineydi. Balık yiyen insanlar zeka ve konuları muhakeme edebilme açısından diğer insanlara göre daha öndeler. Yine bunu seçim sonuçlarına bakarak rahatça anlayabiliyoruz. Baksanıza ülkenin tüm kıyı şeridi CHP&#8217;nin. Balık yiyin balık. En azından seçimden bir gün önce ve ondan sonra oyunuzu kullanın. Sizin de ülkenize ve kendinize böylelikle bir yararınız dokunur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/nazar-etme-ne-olur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
