<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>MemoBlog &#187; Karşıyaka</title>
	<atom:link href="http://www.mehmetperdeci.com/tag/karsiyaka/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.mehmetperdeci.com</link>
	<description>Kişisel Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Sun, 25 Jul 2010 14:39:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Geçtiğimiz Haftalarda&#8230;</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/gectigimiz-haftalarda.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/gectigimiz-haftalarda.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 11 Jan 2010 21:29:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Alkol]]></category>
		<category><![CDATA[Bira]]></category>
		<category><![CDATA[Bornova]]></category>
		<category><![CDATA[Bostanlı]]></category>
		<category><![CDATA[Eğlence]]></category>
		<category><![CDATA[Fasıl]]></category>
		<category><![CDATA[İçki]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Kumru]]></category>
		<category><![CDATA[Macera]]></category>
		<category><![CDATA[Muhabbet]]></category>
		<category><![CDATA[Rakı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=665</guid>
		<description><![CDATA[Aslında bu yazıyı daha önce yazacaktım fakat o geceye dair çoğu şeyi yavaş yavaş hatırladığımdan dolayı biraz beklemeyi seçtim. Neden yavaş yavaş hatırladığımı sorarsanız yazımın ilerleyen kısımlarında bunu kolaylıkla anlayabilirsiniz.
Arkadaşımız Bilal’in fabrikamızdan ayrılıp Pınar Sütte işe başlayacak olmasından ötürü kendisine veda yemeği tadında bir gece düzenledik. Mekan olarak da benim de ilk defa gittiğim bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aslında bu yazıyı daha önce yazacaktım fakat o geceye dair çoğu şeyi yavaş yavaş hatırladığımdan dolayı biraz beklemeyi seçtim. Neden yavaş yavaş hatırladığımı sorarsanız yazımın ilerleyen kısımlarında bunu kolaylıkla anlayabilirsiniz.</p>
<p>Arkadaşımız Bilal’in fabrikamızdan ayrılıp Pınar Sütte işe başlayacak olmasından ötürü kendisine veda yemeği tadında bir gece düzenledik. Mekan olarak da benim de ilk defa gittiğim bir mekan seçildi. Şu anda adını hatırlayamıyorum ama canlı fasıl eşliğinde çok güzel bir gece oldu. Muhabbette had safhadaydı. Fabrikada konuşamadığımız pek çok konu alkolün de etkisiyle havalarda uçuştu. Her ne kadar bazı arkadaşlar iş konuşulmasını istemese de, ister istemez ortak noktamız olan iş konuşulmadan olmuyordu.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Toplu Foto 1" src="http://img130.imageshack.us/img130/1636/001xu.jpg" alt="Toplu Foto 1" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Toplu Foto 1</p></div>
<p>Mekana vardığımızda saat yedi buçuk civarıydı. Yanlış hatırlamıyorsam saat bir sularında kalktık. Vedalaştıktan sonra geriye kalan ve aralarında benimde bulunduğum üç kişi geceyi ve dolayısıyla alkolü devam ettirmek adına başka bir mekana geçtik. Tam hatırlayamamakla birlikte Bornova’nın arka sokaklarında bar tadında bir yerdi. İçerde hatunlar, gayet loş bir ortam ve bed sesli bir şarkıcı. Başka nasıl tarif edeyim? Göt kadar bir yer. Hemen biralar geldi tabi. Bende zaten kopmak üzere olan film en son olarak bunları kaydettikten sonra kopmuş olmalı ki gecenin daha da ilerleyen saatlerine kadar olan belli bir kısmı hatırlayamıyorum.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Toplu Foto 2" src="http://img190.imageshack.us/img190/7287/002bi.jpg" alt="Toplu Foto 2" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Toplu Foto 2</p></div>
<p>Sonra bir anda kendimi Bostanlı’da kumrucuda buldum. Sayımız ikiye inmişti. Arkadaşın kumru almak için arabadan indiğini hatırlıyorum fakat geri dönüp dönmediğini hatırlamıyorum. Anlayacağınız film arada kopup kopup geri geliyor. Sonra bir yerde denize karşı oturuyoruz. Hava buz gibi ve yağmur yağıyor. Saatten haberim yok. En son arkadaşı Karşıyaka Çarşı’da arabadan indirmeye çalışırken hatırlıyorum. Evi oradaydı. Eve nasıl gelip yattığım da bir muamma.</p>
<p>Sabah uyanıyorum. Sabah dediğime bakmayın saat öğleden sonra dört civarıymış. Acayip susamış bir şekilde ve elim saati öğrenmek için başucumda duran cep telefonuna uzanıyor. Bir de ne göreyim? 20 küsür cevapsız arama. Arıyorum hemen numarayı. Bizim arkadaş. “Abi ne yaptık biz dün gece ya? Çok pis içtik”. “Evet” falan diyorum. Arkadaş bombayı sonra patlatıyor. “Abi, biz kumru mu aldık gece? Kumrucu bilmemkimin poşeti var evde”. “Galiba” diyorum. “Peki yedik mi?” diyor. “Bilmiyorum ki” diyorum. “Benim kredi kartı yok, orada bırakmış olmalıyım” diyor. Bende daha öncesinde gittiğimiz mekanı hatırlatmaya çalışıyorum kendisine. Belki orada kalmıştır diye. Ama adam hiç bir şey hatırlamıyor. O benden de kötü yani. Velhasıl bulunamayınca kartı askıya alıyor.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 460px"><img title="Toplu Foto 3" src="http://img205.imageshack.us/img205/5298/003zob.jpg" alt="Toplu Foto 3" width="450" height="338" /><p class="wp-caption-text">Toplu Foto 3</p></div>
<p>Neyse güzel başlayan gece güzel bir şekilde sonuçlandı. Abarttık mı? Evet, bence biraz abarttık. Kendi adıma konuşacak olursam 6 duble rakı ve üzerine 2-3 şişe bira ve hala hayattayım. Bu arada fasıl olan mekandaki yemekler ve mezeler de bir harikaydı.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 347px"><img title="En Kaliteli Kaliteciler" src="http://img519.imageshack.us/img519/3810/005ey.jpg" alt="En Kaliteli Kaliteciler" width="337" height="449" /><p class="wp-caption-text">En Kaliteli Kaliteciler</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/gectigimiz-haftalarda.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kesit</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/kesit.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/kesit.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 08 Apr 2009 18:38:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Alsancak]]></category>
		<category><![CDATA[Berk Tetik]]></category>
		<category><![CDATA[Bornova]]></category>
		<category><![CDATA[Caner Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Concorde]]></category>
		<category><![CDATA[Desem]]></category>
		<category><![CDATA[Gnhnm]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Küçük Park]]></category>
		<category><![CDATA[Kumpir]]></category>
		<category><![CDATA[Maket]]></category>
		<category><![CDATA[Taner Kerimoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Yerde Fıstık]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Eskiden televizyonda kanalların birinde Gerçek Kesit adında bir program vardı. Her ne kadar yazımın bu programla ilgisi olmasa da isminin bir kısmını yazımın başlığı olarak kullanabilirim. Sonuçta burada anlatacaklarım hayattan bir kesit. Gerçi bu kadar açıklama yapınca sanki çok önemli şeylerden bahsedecekmişim gibi oldu ama pek de öyle değil. Her zaman bahsettiklerim sonuçta.
Pazar günü yine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 210px"><img title="Karanlıklar Prensi Taner Kerimoğlu" src="http://img15.imageshack.us/img15/1568/tanerk.jpg" alt="Karanlıklar Prensi Taner Kerimoğlu" width="200" height="150" /><p class="wp-caption-text">Karanlıklar Prensi Taner Kerimoğlu</p></div>
<p>Eskiden televizyonda kanalların birinde Gerçek Kesit adında bir program vardı. Her ne kadar yazımın bu programla ilgisi olmasa da isminin bir kısmını yazımın başlığı olarak kullanabilirim. Sonuçta burada anlatacaklarım hayattan bir kesit. Gerçi bu kadar açıklama yapınca sanki çok önemli şeylerden bahsedecekmişim gibi oldu ama pek de öyle değil. Her zaman bahsettiklerim sonuçta.</p>
<p>Pazar günü yine arkadaşım Taner’le birlikte güzel bir öğleden sonra geçirdim. Hava her ne kadar kapalı ve yağmurlu da olsa… Taner önümüzdeki günlerde askere gideceği için zamanı ve mekanları limitine kadar kullanma konusunda oldukça istekliydi. İlk başta Karşıyaka “Yerde Fıstık’da” birer bira içtik. Bu arada Taner’in bazı işlerinin hallolmasını bekliyorduk. O işler de bitince ne yapalım dedik? Ver elini Küçük Park. Orada da oturup birer çay içtik. Ama Taner’i ortamlar bir türlü kesmiyordu. Havanın kararmasıyla da birlikte ne yapalım soruları da gittikçe sık sorulmaya başlandı. Hadi o zaman Alsancak’a. Eski göz ağrım ne de olsa. Arabayı Desem’in otoparkına bıraktıktan sonra başladık bir güzel yürümeye. Ama şu “ne yapalım?” sorusundan da bir türlü kurtulamadık. Biraz yürüdükten sonra bir yerde oturup kumpir yemeye karar verdik. Kumpir de oldukça güzelmiş. Nasıl yediğimi hatırlamıyorum bile.</p>
<p>Taner’in abisi Caner de şu anda Aksaray’da askerde. Sanırım gelmesine bir aydan kısa bir süre var. Bir anda iki kardeş birden askerde olacak düşünsenize. O gün Caner’le de telefonda kısa bir görüşmemiz oldu. Sesi iyi geliyordu. Keyfi de yerindeydi tertibimin.</p>
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 210px"><img title="Revell 1:144 Concorde Maketim" src="http://img15.imageshack.us/img15/2784/concorde.jpg" alt="Revell 1:144 Concorde Maketim" width="200" height="150" /><p class="wp-caption-text">Revell 1:144 Concorde Maketim</p></div>
<p>Neyse güzel bir gündü velhasıl. Resimdeki kuşu da yanılmıyorsam iki yıl kadar önce bir servet vererek almıştım. Yarın yaparım, yarın yaparım diye ilk başlarda biraz erteledim. Sonra bir gün kutuyu açtım. Bir de ne göreyim? Nasıl bir şeydir bu? Ben bunu yapamam ki. İrili ufaklı bir sürü parça. Gözüm korktu anlayacağınız. Yapmaya bir türlü cesaret edemiyorum şimdi. Bir de o kadar ufak parçaları var ki; bir tanesi kaybolduğu anda gerçekten bu maket hiçbir işe yaramaz.</p>
<p>Ben bu maket olayının bu kadar da zor olduğunu bilmiyordum. Hadi parçaları birleştirdiniz. Maketin üzerine yapıştıracağınız dekaller de ayrı bir eziyet konusu. Eskiden pul biriktirirdim. Pulu zarfından ayırmak için de suyun içinde bir süre bekletir ve zarftan ayrılmasını sağlardım. İşte bu maketin de dekalleri bu mantıkla yapıştırılıyor. Yani dekalleri önce suyun içinde bekletip kağıdından ayrılmasını sağlıyorsunuz. Ayrıldıktan sonra bir cımbız vasıtasıyla itinayla alıp uçak üzerine yapıştırıyorsunuz. Tabi bunu yaparken dekalin yırtılmasına ve kopmamasına dikkat ediyorsunuz. Yahu anlatırken bile insan daralıyor. Tabi boyama işi var bir de. Usta hobiciler gerçek uçakların üzerindeki kir ve izleri bile bu maketler üzerine birebir yapabiliyorlar. Ama o artık bizi fazlasıyla aşar. Bir gün cesaretimi toplayıp maketi mundar etmeden yapmayı düşünüyorum. Ne zaman? Bir gün işte.</p>
<p>Bu blog işine ilk giriştiğimde yazılarını dikkatle okuduğum bir kişi vardı. Adı Berk Tetik’ti. Kendisiyle yüz yüze hiç muhabbetim olmadı. Berk Tetik adını yanılmıyorsam 2000 yılının başında bir bilgisayar dergisi ile birlikte verilen cd’nin içindeki mp3 formatındaki şarkı sayesinde duymuştum. Çok garip bir şarkıydı ama güzeldi. Söyleyen kim? Berk Tetik. Yıllar sonra Berk, yönetiminde yer aldığım müzik sitesine üye olmuş. Bende kendisini tanıdığımı söyledim. Söylediğine göre onu tanıyan ender kişilerdenmişim. O zamanlar bir bloğu vardı. Gerçi hala var ama yaklaşık iki yıldır hiç dokunmamış. Oysaki yazıları gerçekten çok ilginç ve sürükleyiciydi. Tıpkı kendisi gibi.</p>
<p>Bu arada “Gnhnm” kendi bloğunda beni ödüllendirmiş. Bloğumu sevdiğini söylemiş. Kendisine teşekkür ediyorum. Bende sahibi olduğu http://gnhnm.blogspot.com adresindeki bloğunu ilgiyle takip ediyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/kesit.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Evim Evim Güzel Evim</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/evim-evim-guzel-evim.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/evim-evim-guzel-evim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 02 Apr 2009 18:10:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Benden]]></category>
		<category><![CDATA[Alsancak]]></category>
		<category><![CDATA[Çatalkaya]]></category>
		<category><![CDATA[Çiğli]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Kemal Sahil Bulvarı]]></category>
		<category><![CDATA[Teleferik]]></category>
		<category><![CDATA[Üçkuylar]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Mahalle]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=145</guid>
		<description><![CDATA[Üzerinden yaklaşık iki buçuk aylık bir süre geçti. Artık biz de yavaş yavaş Karşıyakalı olduk sayılır. Böyle bir evi gerçekten çok aradık. Bir buçuk ay boyunca her Allahın günü koca İzmir’i ev aramak için dolaştık resmen. Hem de yağmur çamur soğuk demeden. Üçkuyularından Çiğlisine kadar. Ama yine de sanırım bundan daha iyi bir ev bulamazdık.
Alsancak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="wp-caption alignleft" style="width: 310px"><img title="Gökkuşağı İle Yanyanayız" src="http://img26.imageshack.us/img26/3389/003jjt.jpg" alt="Gökkuşağı İle Yanyanayız" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Gökkuşağı İle Yanyanayız</p></div>
<p>Üzerinden yaklaşık iki buçuk aylık bir süre geçti. Artık biz de yavaş yavaş Karşıyakalı olduk sayılır. Böyle bir evi gerçekten çok aradık. Bir buçuk ay boyunca her Allahın günü koca İzmir’i ev aramak için dolaştık resmen. Hem de yağmur çamur soğuk demeden. Üçkuyularından Çiğlisine kadar. Ama yine de sanırım bundan daha iyi bir ev bulamazdık.</p>
<p>Alsancak gibi merkezi bir yerden sonra böyle bir yere gelmek, içimde bir yalnızlık hissi uyandırdı. Alsancakta her türlü sürprize açıktınız. Yani hiç beklemediğiniz bir anda arkadaşınız, dostunuz çat kapı gelebiliyordu. Ya da “geçerken uğradık” diyebiliyorlardı. Ama burada böyle bir şey yok. Sonra ben fazla yol gitmeye alışmamışım. Arkadaşlarımla çoğunlukla Alsancakta takıldığımız için daha çok onlar gelirlerdi hep. Ama şimdi çoğunlukla değil, hep ben gidiyorum. Her şeye rağmen yeni evimiz gerçekten güzel bir yerde. Alsancaktan alıştığım o sessizlik ve sakinlik oradaki gibi olmasa da yine var. Tabi orada olmayıp da burada olan pek çok şey de var aslında. Mesela televizyonu tepe anteniyle rahatlıkla seyredebiliyorum burada. Tabi bunda sekizinci katta oturmanın da etkisi büyük. Alsancakta doğru düzgün güneşi göremiyormuşuz. Ama burada güneş sanki evin içinde doğuyor. Diğer taraftan çakan şimşekler ve çıkan gökkuşakları neredeyse evimizle aynı hizadalar.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img title="Dışarıdan Evimiz" src="http://img26.imageshack.us/img26/7660/001xri.jpg" alt="Dışarıdan Evimiz" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Dışarıdan Evimiz</p></div>
<p>Abartmıyorum, buraya taşındığımız ilk iki üç hafta hiç uyuyamadım. Bu ne sıcaktır? Evin içi cayır cayır yanıyor. Odamdaki kaloriferi kapattım bana mısın demedi. Bir de kalorifer borularının zeminin altından geldiğini söylersem siz düşünün artık sıcağı. İlk önce yorganı attım üzerimden. Baktım yine sıcak. Üstümü başımı çıkardım öyle yattım, sanki yazmış gibi. Yine olmuyor. Hep sıcak hep sıcak. Kaloriferi kapattım. Yine yok. En son olarak camı açıp yatma fikri aklıma geldiyse de havaların biraz ısınmaya başlaması ve kapıcımızın kaloriferlerin sıcaklık derecelerini düşürmesiyle bu son yönteme fazla gerek kalmadı. Hayır anlayamadığım bir konuda; biz sekizinci kattayız. İlk katlarda oturanlar hiç mi bu sıcaktan rahatsız olmadılar? Gerçekten garip. Ayrıca anladım ki Alsancaktaki evimizde kaloriferler hiç doğru düzgün yanmıyormuş.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img title="Sağ Taraf Manzaramız" src="http://img26.imageshack.us/img26/8356/002riz.jpg" alt="http://img26.imageshack.us/img26/8356/002riz.jpg" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">http://img26.imageshack.us/img26/8356/002riz.jpg</p></div>
<p>Bir de evimizin büyüklüğü var. Eski evde mutfaktan çıkıp odama gelmem bir iki saniyemi alıyordu. Burada abartmıyorum rahatlıkla 10 saniye yol yürüyorum. Resmen yoruluyorum. Mutfakla benim odam aynı balkona açılıyor. Aslında odamın camından balkona çıksam oradan mutfağa girsem daha kısa yol giderim valla. Bir de manzaramız var. Yıllardır manzaralı bir balkonda oturmaya hasret kalmışız. Yeni Mahallede oturduğumuz ev Berlin duvarı gibi uzanan ve üzerinden metro geçen duvara bakıyordu. Alsancaktaki balkonumuz ise önümüzdeki tek katlı evin çatısına. Bol bol kedileri seyrediyorduk. Ama burada her şey farklı. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı, Üçkuyular çevreyolu, Teleferik ve Çatalkaya gördüğümüz yerlerden bazıları. Sekizinci kat dile kolay. İlk başlarda balkon demirlerine bile yaklaşamıyorduk korkudan.</p>
<div class="wp-caption aligncenter" style="width: 310px"><img title="Salon" src="http://img26.imageshack.us/img26/2563/005lfe.jpg" alt="Salon" width="300" height="225" /><p class="wp-caption-text">Salon</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/evim-evim-guzel-evim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Alsancak mı, Karşıyaka mı?</title>
		<link>http://www.mehmetperdeci.com/alsancak-mi-karsiyaka-mi.html</link>
		<comments>http://www.mehmetperdeci.com/alsancak-mi-karsiyaka-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 27 Mar 2009 15:32:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Memo</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Alsancak]]></category>
		<category><![CDATA[Karşıyaka]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs Şehitleri]]></category>
		<category><![CDATA[Kordon]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.mehmetperdeci.com/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[


Karşıyaka’ya taşınalı 2 ayı geçiyor. Bugün Karşıyaka çarşıda arkadaşım Taner ile otururken eski oturduğumuz yer olan Alsancaktaki piyasa ile Karşıyaka piyasasını bir mukayese ettik. Aslında hangisinin iyi olduğu çok da önemli değildi ama yine de elle tutulur bir sonuca ulaşmak istiyordum sanırım.


 
Hani hep derler ya Karşıyaka insanı kendisini diğer İzmirlilerden ayrı tutar. “Nerelisin?” diye sorulduğunda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="mceTemp mceIEcenter" style="TEXT-ALIGN: left">
<div class="mceTemp mceIEcenter">
<div class="mceTemp" style="TEXT-ALIGN: left">
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 334px"><img class=" " title="Karşıyaka Çarşı" src="http://his.hurriyetemlak.com/_thumbnail/_th_3/200750/855330001197402442415568_0.jpg" alt="Karşıyaka Çarşı" width="324" height="265" /><p class="wp-caption-text">Karşıyaka Çarşı</p></div>
<p>Karşıyaka’ya taşınalı 2 ayı geçiyor. Bugün Karşıyaka çarşıda arkadaşım Taner ile otururken eski oturduğumuz yer olan Alsancaktaki piyasa ile Karşıyaka piyasasını bir mukayese ettik. Aslında hangisinin iyi olduğu çok da önemli değildi ama yine de elle tutulur bir sonuca ulaşmak istiyordum sanırım.</p></div>
</div>
</div>
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="TEXT-ALIGN: left"> </div>
<div class="mceTemp mceIEcenter" style="TEXT-ALIGN: left">Hani hep derler ya Karşıyaka insanı kendisini diğer İzmirlilerden ayrı tutar. “Nerelisin?” diye sorulduğunda “İzmirliyim” değil de, “Karşıyakalıyım” der. Bunun neden böyle olduğunu çok merak etmiştim ilk başta. Ama Karşıyaka’ya gelince bunun biraz da doğru olduğuna şahit oldum. Arabamla Girne Bulvarında giderken kırmızı ışıkta durdum. 40’lı yaşlarda bir bayan tam karşıdan karşıya geçerken araçlara yeşil ışık yandı. Tabi bayanda yolun ortasında kalmış oldu. Bende bayanın geçmesi için bana yeşil yanmasına rağmen bir süre bekledim ve hiç beklemediğim bir şekilde bayan bana dönüp başını aşağı yukarı indirerek teşekkür etti. İşte o zaman anladım ki Karşıyaka’da gerçekten bazı şeyler farklı. Bunca yıldır böyle bir şeye ilk defa şahit olmuş ve şaşırmıştım. Çünkü araba kullanan birinin başına böyle bir durum arada sırada gelir. Ama karşıma hiç de dönüp bunun için bana teşekkür eden birisi çıkmamıştı.</div>
<div class="mceTemp"> </div>
<div class="mceTemp">Alsancak, hem adı hem de merkezi bir yer olması itibariyle insanın kulağına daha cazip bir yer olarak geliyor. Tabi Kordon’da Alsancakta olduğu için. Sizde mutlaka Alsancakta bir yerde otururken yan masadaki bayanın telefonda “Ay canım bizde Alsancaktayız, Kordonda oturuyoruz” şeklindeki biraz da hava atar cinsteki konuşmasına şahit olmuşsunuzdur. Çünkü Alsancakta, özellikle de Kordonda bir yerlerde oturmak insanlar için hep cazip olmuştur. Çünkü orası sosyetenin de merkezidir. Orada oturmak her insanın harcı değildir çünkü. Hoş ben 5 yıl oturdum ama bir faydasını da görmedim açıkçası. Alsancak özellikle üniversiteli gençliğinde en önemli mekanlarından. İpini koparan Alsancağa geliyor lafı burada aslında cuk oturur. Özellikle Kıbrıs Şehitleri Caddesi bu genç kitleden nasibini oldukça almıştır. Hal böyle olunca biraz yetişkinlerde ister istemez kendilerini Kordon’a doğru yönlendirirler. Tabi Kordondaki çimenleri kastetmiyorum. Çünkü çimenlerde yaz gelince bu bahsettiğim genç kitlenin işgaline uğruyor. Ama genel anlamda piyasanın Karşıyaka’dan daha hareketli olduğunu kabul etmek gerek.</div>
<div class="mceTemp"> </div>
<div class="mceTemp">
<div class="wp-caption alignleft" style="width: 345px"><img class=" " title="Alsancak Kıbrıs Şehitleri" src="http://www.resimvadisi.com/data/media/396/Kbrs_ehitler_Cd..jpg" alt="Alsancak Kıbrıs Şehitleri" width="335" height="249" /><p class="wp-caption-text">Alsancak Kıbrıs Şehitleri</p></div>
<p>Karşıyaka insanından mıdır bilinmez ama daha naif bir yer gibi geldi gözüme. Zaman içinde belirli dönemlerde gelmiştim buraya ama hiç de öyle alıcı gözüyle bakmamıştım. Alsancaktaki Kıbrıs Şehitleri Caddesi ile Karşıya Çarşıyı karşılaştırdığımda çok büyük farklar gözüme çarpıyor. En önemlisi yukarıda da bahsettiğim yaş ortalaması. Karşıyaka’da daha orta yaşlı bir kitle var. Karşıyaka çarşıda oturup bira içebilecek çok fazla yer yok. Genelde o tarz yerler vapur iskelesinin karşı tarafında yol boyunca uzanmış şekilde yerleşmişler. Buna rağmen çarşı içinde oturup da karın doyurabilecek çok çeşitli yerler var. Mesela canınız balık istediğinde oturup yiyebiliyorsunuz. Ama Kıbrıs Şehitlerinde böyle bir yer yok. Ya da Karşıyaka çarşıda yan yana 3 kokoreççi görebiliyorsunuz. Yine çarşıda Kıbrıs Şehitlerine oranla çok fazla alışveriş mağazası var. Gerek giyecek gerekse yiyecek olsun.</p></div>
<div class="mceTemp"> </div>
<div class="mceTemp">Bir diğer nokta da otopark meselesi. Alsancakta arabanızı park edebileceğiniz otopark sayısı çok daha fazla. Ama Karşıyaka’da özellikle de Çarşıyı gezmek istiyorsanız arabanızı ya vapur iskelesinin yanındaki otoparka ya da anca çarşıdan yürüyerek 10-15 dakika uzaklıkta bulabileceğiniz bir sokak arasına park etmeniz gerekiyor. Yoksa arabanızla sokak sokak dönüp dolaşırsınız. Velhasıl, benim şimdilik gözüme çarpan farklılıklar bunlar. Hangisi daha iyi diye sorarsanız, galiba yine de Alsancak diyeceğim. Sanırım adı bile yetiyor.</div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.mehmetperdeci.com/alsancak-mi-karsiyaka-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
